CİMRİNİN KEDİLERİ METNİ ETKİNLİKLERİ 2. Sınıf Türkçe Ders Kitabı

CİMRİNİN KEDİLERİ METNİ ETKİNLİKLERİ 2. Sınıf Türkçe Ders Kitabı

CİMRİNİN KEDİLERİ

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman cinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde, zengin bir adam varmış. Zengin olmasına zenginmiş ama kimseye zırnık koklatmazmış. Cimrinin biriymiş. İşte bu zengin ve merhametsiz adamın konağında ihtiyar bir kedi yaşıyormuş. Yaşına rağmen doğuran bir kediymiş. Her seferinde yedi sekiz tane yavru dünyaya getirirmiş. Bu yavruların hepsi, birbirinden güzel olurmuş.

Cimri adamın hizmetçileri, bu sevimli yaratıklara özenle bakar, koruyup kollamaya çalışırlarmış. Başka komşulara bile vermeye kıyamazlarmış. (…)

Fareler, onların korkusuyla bıyıklarının ucunu bile göre­mezlermiş.

Anne kedi, bazen yavrularını başına toplayıp öğüt verirmiş:

— Yavrularım, dermiş.

Görevinize dikkat edin. Emek olmadan yemek olmaz. (…) Efendimize karşı saygısızlık yapmayın.

Zavallı anne kedi, efendisi hakkında böyle düşünür­müş ama ev sahibinin ne acımasız bir adam olduğundan habersizmiş. Her nasılsa o yılın sonlarında cimri adamın gelirinde bir azalma görülmüş. Hesap üstüne hesap yapıyormuş, açığı bir türlü kapatamıyormuş.(…) Sonunda düşüne düşüne bütün suçu anne kediye yüklemiş. Hayancağızı karşısına alıp:

– Bana bak, demiş. Bıktım senden de yavrularından da… Her yerde ayağıma dolaşıp duruyorsunuz. Sizin mas­raflarınız yüzünden yıllık getirim altüst oldu. Topla yav­rularını ve defol başımdan,

(…)

Kedicik, iki gözü iki çeşme, ağlaya ağlaya yavrularının yanına gitmiş. Onları peşine takıp konaktan ayrılmış. Hep birlikte, eski bir çatı katına sığınmışlar.

(…)

Günün birinde, cimri adamın evine uzaktan bir misafir gelmiş.

O da onun gibi zengin bir adam­mış. Yemişler, içmişler. Sonra da bizim cimri zengin, öbürüne dert yanmaya başlamış:

—      Hiç sorma arkadaş, demiş.

—  Az kalsın bu yıl zenginliği elim­den kaçırıyordum. Uyuz kedileri basımdan defettim de kurtuldum.

—     Anlamadım, demiş öteki zengin. Bunun üzerine cimri adam, bütün olup bitenleri anlatmış. Öbürü başını sal­layıp gülmüş:

—      Sen zekât veriyor musun dostum’; diye sormuş.

—      Hayır.

—      Fakire, fukaraya yardım edip sadaka dağıtıyor musun?

  • Çıldırdın mı sen? Kendi paramı başkasına niçin vereyim?

—     Öyleyse beni dinle arkadaş, demiş misafir. Bizim zenginle­rin malında fakirin, fukaranın hakkı vardır. Biz onlara verdik­çe onlar da bizim hakkımızda hayır duaları ederler. Duaların içerisinde bereket vardır.

 

Malımızı artırır. Vermeyip cimrilik yapacak olursak bu bereket kaybolur ve günün birinde her şeyimizi yitirmiş oluruz. Sonra da hıncımızı zavallı kedilerden almaya kalkarız.

Bunları duyunca, bizim cimri zengin: bir düşüncedir almış. Gece sabahlara kadar uyuyamamış. Rüyasında kovduğu kedilerin yalvaran bakışlarıyla rahatsız olmuş. Nihayet sabah olunca hizmetçileri gönderip kedileri ye­niden konağa getirtmiş. Böylece kediler sefaletten, adam da cimrilik ve merhametsizlikten kurtulmuş.

Üzeyir GÜNDÜZ

(Kısaltılmıştır.)

Cimrinin Kedileri metninin etkinliklerini birlikte yapalım.

 

 

Facebook Yorumlar