Warning: file(http://www.altinoktaonalti.com/catchmeifyoucan.txt): failed to open stream: HTTP request failed! in /home/guzelguzelsoz/public_html/wp-content/themes/modaportalplus/functions.php on line 37

Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/guzelguzelsoz/public_html/wp-content/themes/modaportalplus/functions.php on line 39

KONUŞAN KİTAP METNİ ETKİNLİKLERİ 4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Okuma Metinleri

KONUŞAN KİTAP METNİ ETKİNLİKLERİ 4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Okuma Metinleri

KONUŞAN KİTAP

Burası bir kitabeviydi. Nasıl ki çocukların bir ailesi ve o ailenin yaşadığı bir ev varsa, kitapların da hep birlikte kaldığı evler vardı. İşte burası da bir kitabeviydi. Duvarları kütüphanelerle kaplanmıştı. Burada büyük olsun küçük olsun, yaşlı olsun, genç olsun, her yaştan, her konudan kitaplar yer alıyordu. Bir kitabevinin kütüphaneden farkı; kütüphanede kitaplar devamlı kalırken, kitabevinden bir gün satın alınıp gitmeleriydi.

Ciltli, yaşlı kitaplar saygı gereği üst radarda oturuyorlardı. Çoğunlukla ses­sizse düşünen bilge insanlar gibiydiler. Zaman zaman içlerinden bazıları çocuk kitaplarına doğru eğilir:

“Çocuklar! Biraz yavaş!” şeklinde uyarılarda bulunurlardı. Çünkü çocuk kitapları tıpkı çocuklar gibi gürültülü ve kıpır kıpırdılar. Her an sokağa kaçmak isteyen yaramaz çocuklar gibiydiler. Belki de hepsi günün birinde bir çocuk tarafından alınmak istiyorlardı, haklı olarak.

İçlerinde eskiden yazılmış, silik yüzlü olanları da vardı, yeni doğmuş, kapağı pırıl pırıl, sayfaları resimli olanları da…

Bazıları ise sadece resimden ibareti sanki.

Çok Süslüydü. Hele bir tanesi vardı. Ona baktığında sinema seyrediyormuş gibi olurdun, insanın gözünü alıyordu, renkleriyle… Kitaplar arasında ona “Süslü” deniliyordu.

Süslü biraz yüksekten bakarak, aşağı raftaki başka bir çocuk kitabına bir şeyler söylüyordu:

“Ne kadar renksizsin, bir tane bile resim yok üstünde… (…) Hangi çocuğun dikkatini çekeceksin bu halde?”

Küçük kitap bir an düşündü. Şöyle bir sayfalarında gezindi. Gerçekten içinde ne prensesin etrafına toplanmış cüceler vardı, ne de cadılar. Yeşil çimenler ve çiçekler de yoktu, cümlelerinin etrafında. Kuzular da zıplamıyordu. Ağaçlar yoktu. Sadece cümleleri vardı. Renksiz: ve resimsiz oluşuna içlendi. Kendini eksik hissetti. Fakat oturup üstüne resim çizemezdi ya… (…)

Birden Süslüye dönerek bağırdı:

“Bu benim elimde olan bir şey değil! Evet, renksiz ve resimsiz olabilirim. Ama anlam doluyum tamam mı?!”

Evet, ciltli ve kalın kitaplara göre küçük boylu ve zayıftı. Yaprakları diğer birçok kitabın yapraklarından daha azdı. Ama bütün kitaplardan ayrı bir özelliğe sahipti. (…)

“Ben!” dedi heyecanla, biraz. Sesi titriyordu. “Konuşabiliyorum. Beni kalbiyle duyacak bir çocuk arıyorum! Anlatacaklarımla büyüyecek bir çocuk!”

O renksiz ye resimsiz bir kitaptı. Evet ama konuşan bir kitap! Onun konuşmalarını duya­cak bir çocuk çıkardı bir gün nasılsa… Üç kulaklı bir çocuk olmalıydı bu. İki kulağı herkes gibi yanaklarının bitiminde olmalıydı. Üçüncü kulağı se kalbinde…Vücudu tam ortadan ikiye ayıracak şekilde yukarıdan aşağıya bir çizgi çek! Kaburga kafesinin içinde bir kuş olacak. Tam sol yanında. Üstte! Evet, tam burada!

Bazen iki kulak duymak için yeterli olmuyordu. Bir çocuk, eğer isterse onu kalbiyle duy­abilirdi. İşte bunu bekliyordu. Kendi kendine: mırıldandı. “Renksiz görünsem de çok renkli bir kişiliğim var. Resimlerimi de beni okuyan çocuk hayalleriyle çizecek. Özgürce!..”

Onu duyacak olan çocuğa içindekilerin hepsini vermeyi bekliyordu.

Ayşe ŞENER YURTSEVEN (Kısaltılmıştır.)

 

4.sınıf Türkçe Kitabı Konuşan Kitap Okuma Metni etkinliklerini birlikte yapalım.

Facebook Yorumlar