Ben Bir Çınar Ağacıydım Metni Etkinlikleri 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı

Ben Bir Çınar Ağacıydım Metni Etkinlikleri 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

  1. Geleneksel çocuk oyunlarımızdan hangilerini biliyor ve oynuyorsunuz?
  2. Oyun oynarken istemeden de olsa bir canlıya zarar verdiğiniz oldu mu? Arkadaşlarınızla paylaşınız.
  3. Oyun oynarken dikkat etmemiz gereken kurallar nelerdir?

Metni noktalama işaretlerine dikkat ederek sesli okuyunuz.

 

BEN BİR ÇINAR AĞACIYDIM

Bir çınar fidanıydım önce. Ak saçlı, bir gün beni kucağına alarak bir cadde kıyısındaki çukura dikti. Can suyumu verdi. Devrilmeyeyim diye bir de destek verdi böğrüme. Geriye çekilerek uzun uzun baktı bana. O anda çok sevinçliydim. Henüz küçüktüm ama besinimi ala ala büyüye­cektim. Kocaman kocaman dallarım, geniş yüzlü yapraklarım olacaktı. Bulunduğum yerdeki kuru­luk ve sıkıcılık benimle gidecekti. Bir yandan da yakınımdaki apartmanları şeneltecektim. İnsan­lar pencerelerden bana baktıkça yorgunluklarını gidereceklerdi. Gözleri dinlenecekti. Sıkıntılıy­ken sevinç duyacaklardı. Yeşilimden gölgeme dek her şeyimi sunacaktım onlara. Kuşlar dalla­rımda yuva yapacaktı. Yel estikçe yapraklarımla türküler söyleyecektim.

İlkin çocuktum, sonra delikanlı oldum. Göv­dem epeyce kalınlaştı. Dallarım gürleşti. Kuş­lar gelip dallarıma konuyordu. Bambaşkaydı kuşların ötüşleri… Apartmanın penceresinden bakanların gözleri hep bendeydi. Yeşil yeşil gü­lümsüyordum. Kimi kez kahkahalar attığım da

Bir gün, bir kuş geldi, gagasında taşıdığı kuru otlarla en yüksek dallarımdan birinin arasına yu­vasını yaptı. Yumurtladı. Yumurtalarının üstünde yatarak civciv çıkardı. Sabah akşam yavrularına yem taşıdı. Arılar, kelebekler, gelinböcekleri, mavikızböcekleri zaman zaman yapraklarıma kon­dular.

Bir ikindi üzeriydi. Elinde lastik sapanı bu­lunan bir çocuk geldi yanıma. Çocuğun gözleri hep yukarıdaki dallarımdaydı. Yuvadaki yavrular ağızlarını açmış anne kuşu bekliyordu. Nihayet anne kuş uçaraktan geldi. İlkin bir başka dala kondu. Yukarıya bakan çocuk, elindeki sapanın lastiğini söndürüp bıraktı. Anne kuş dönerek asfalt yolun üstüne düştü. Lastik sapanlı çocuk, vurduğu kuşu cebine koyarak kaçıp gitti. O anda bütün dallarımın kuruduğunu, yapraklarımın döküldüğünü, gövdemin yandığını sandım. Yem bekleyen yavru kuşlar ağızlarını açıp açıp kapat­tı. Hiçbir şeyin farkında değildiler. Anne kuş gi­dince kendileri de açlıktan ölecekti.

Anne kuşun vuruluşunu apartmanda oturan sarı saçlı bir çocuk görmüştü. O sarı saçlı çocuk, kısa zamanda babasıyla birlikte yanıma geldi. Sarı saçlı çocuk, babasına dönerek: “Anne kuş öl­dürüldü. Yuvadaki yavru kuşlar da açlıktan ölür­ler. Çınara çıkarak o yavru kuşları yuvayla birlikte indireceğim. Besleyeceğim onları, büyüteceğim. Kanatlanmaya durduklarında da gökyüzüne bı­rakacağım, uçup gitsinler.” dedi.

Sarı saçlı çocuğun bu davranışı babasını çok sevindirdi. Çocuk, gövdeme tırmandı, yavru kuş­ları yuvayla birlikte alarak aşağıya indirdi, yavru kuşlar kurtulmuştu. Bir çınar olarak sarı saçlı ço­cuğu çok sevdim.

Ben bir çınar ağacıydım o yol kıyısında. İn­sanlar yanımdan gelip geçiyorlardı. Kimileri gö­rüyordu beni, kimileriyse görmeden geçip gidi­yorlardı. Bense hepsine güzel günler diliyordum. Yeşillerimi, gölgemi, temiz havamı, kuşlarımı, böceklerimi sunuyordum onlara. Benim de in­sanlar gibi sevinçlerim ve acılarım vardı.

Bazı günler sevenlerim çok oldu. Bazı günler de yanıma gelenler ceplerinden bıçaklarını çıka­rarak gövdeme isimlerini yazdılar. Bunlara ben­zer her gelen böyle yaptıkça gövdem delik deşik oldu. Acılarım damarlarıma dek yayıldı. O bıçak yaraları yüzünden dişlerimi sıkıyordum.

Bir gün de biri gelip eşeğini bağladı bede­nime. Kendisi gölgeme oturdu. Eşek, keskin dişleriyle kabuğumu kemirdi. Bu olay olurken gölgemdeki adam eşeğini seyretti. Canımın çık­masına iki parmaklık bir kabuk kalmıştı. Gözyaş­larını toprağın içine akıp gitti.

Gayrı iki parmaklık bir kabukla yaşıyordum.

Bir sabah gene bir kişi geldi yanıma. Cebinden keskin bir bıçak çıkardı. O iki parmaklık kabuğu­mu sıyırdı attı. Soluklarım boğuldu. Göğsüm yan­dı. Nice çığlıklar attım. Kimseler duymadı. O gün can çekişerek öldüm oracıkta. Gövdem, dalla­rım, yapraklarım kurudu. Gölgem bitti. Kuşlar ve böcekler bir daha yanıma gelmedi. Biliyordum, bundan böyle odun olarak yakacaklardı beni. Yavru kuşları kurtaran çocuk ertesi gün yatağın­dan kalkıp pencereden baktığında belki de şöyle seslenecekti: “Eyvah çınarı da öldürmüşler.”

Şevket YÜCEL

5.Sınıf Türkçe ders kitabı okuma metinleri Ben Bir Çınar Ağacıydım etkinliklerini birlikte yapalım.

 

Facebook Yorumlar