4 EKİM HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ İÇİN ŞİİRLER

4 EKİM HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ İÇİN ŞİİRLER
BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR 28 Eylül 2018 61 defa okundu 0 yorum

HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ ŞİİRLERİ


HAYVANLARI SEVELİM

 

Çalışkanlıkta örnektir.

Karıncalar hepimize.

Çiçek çiçek gezer arı.

Eşsiz bir tat sunar bize.

 

Bahçelerde cıvıl cıvıl.

Ötüşür çeşitli kuşlar.

Binbir renkli kelebekler.

Çiçekten çiçeğe atlar.

 

Doğa hayvanlarla güzel,

Sevelim ve koruyalım.

Hayvanların yararı çok.

Gereğince kavrayalım.

 

Kasım Türksavaş

 

Kısa Hayvanları Koruma Günü Şiiri

Hayvanın da kalbi vardır.

Kalplerini kırmayalım.

Onlarında canı vardır.

Şaka ile vurmayalım.

 

İşimize yardımları var.

Hayvan diye hor görmeyin.

Bir kısmının işi çok zor.

Sıkıştırıp yormayalım.

 

Hayvanları Koruma Günü

Minicik kuşlar cıvıldar,

Hayatın anlamını onlar fısıldar,

Güzelliklerin mayası sevgide yatar

İnsan sevmekle hayatı anlar.

 

Bembeyaz tüylü kuzucuk meler,

Adeta insanı sevdiğini söyler

Onu inciten eller değersizleşirler

Kuzuyu sevmek her şeye değer.

 

Atlar bizi taşırlar

Uzak mesafeleri kısaltırlar

Bizim sevgimizi hep anlarlar

Onlar rahat yaşamamızı sağlar.

 

Hayvanları hep koruyalım

Onları çocuklarımıza anlatalım

Zarar verenleri hep uyaralım

Hayvanlara güzelce bakalım.

 

Lütfi Şahin

 

Evcilleşmiş tüm hayvanlar

Hizmet,yiyim,giyim sağlar;

Besleyelim,koruyalım

Onları canımız kadar.

 

 

 

Tavuk,hindi,ördek ve kaz

Yumurtlarlar sarı,beyaz;

Gıdaların âlâsıdır

Etlerine doyum olmaz.

 

Koyun,keçi,inek,manda

Et,süt üretirler günde;

Giyim,kuşam kaynağımız

Verdikleri deri,yün de.

 

Köpek, havlaya havlaya

Sokmaz hırsızı avluya;

Kedi; sıçan,fare avlar

Fırsat vermez, hiç vebaya.

 

At,eşek ve öküz,deve

Yük taşırlar,seve seve;

Onlar da biz gibi candır

Sürmeyelim döve döve.

 

Kısacası, tüm hayvanlar

Duyguludur bizler kadar;

Sıvazlarsak sırtlarını

Hepsi bize dostça bakar..

 

Naim Yalnız

 

TEKİR İLE MİNİK KUŞ

Tekir kedi acıkmış,

Bir ağaca tırmanmış,

Avını düşünerek,

Beklemeye başlamış.

 

Biraz sonra kuş gelmiş,

Kediye “cik, cik” demiş,

Tekir ona acımış,

Minik kuşu yememiş.

 

Ülker ORDU

 

KEDİM

Ne güzel bir kedisin,

Mırıl mırıl edersin.

Gözlerin ateş saçar,

Seni gören fareler kaçar.

 

Kuyruğunu sallarsın,

Delikleri koklarsın.

Sen de olmazsan eğer,

Evlerde hep fare gezer.

 

Arife HANCI

 

YARARLI HAYVANLAR

Çevremizde dolaşır,

Çeşit çeşit hayvanlar.

Bizlere pek çoğunun,

Sayısız yararı var.

 

Kedi, fare yakalar,

Bazen de eğlendirir.

Kuşlar ötüşleriyle,

İç açar, neşe verir.

 

Sadık köpeklerimiz,

Bekçidir bahçemizde.

Kümes hayvanları çok

Yarar, beslenmemize.

 

İnek, koyun süt verir,

Doyarız etleriyle.

Koyun, keçinin yünü,

Bizi ısıtır böyle.

 

At, sığır, keçi de pek,

Faydalı yaratıklar.

Bir de deniz ürünü,

Taze, güzel balıklar.

 

Vefa ÇAĞAN

 

NE GÜZELDİR HAYVANLAR

Evimizde yaşarlar,

Elimize bakarlar,

Türlü işe yararlar,

Evcilleşmiş hayvanlar.

 

Ne güzeldir tavuklar,

Folluk dolu yumurtalar,

Hep bal yapar arılar,

Ne güzel şu hayvanlar.

 

Sütlerini içeriz,

Kimisine bineriz,

Öküzle çift süreriz,

Yararlıdır hayvanlar.

 

Kılları var, yünü var,

Süzgün bakar mandalar,

Kedi, eşek ve atlar,

Ne güzel şu hayvanlar.

 

Arabaya koşarız,

Uzun yollar aşarız,

Güçlerine şaşarız,

Ne güzel şu hayvanlar.

 

Ormanları süslerler,

Gece, gündüz öterler,

Bize, dostluk ederler,

Çok tatlıdır, hayvanlar.

 

Hasan ŞEN

 

GÖÇMEN KUŞLAR

Gittiniz hep dizi dizi,

Bıraktınız ülkemizi,

İlkbaharda gene gelin,

Unutmayın sakın bizi.

 

Gelmeden kış, yağmadan kar,

Gidin, gidin güzel kuşlar,

Uzak güney illerinde,

Bol yiyecek, bol güneş var.

 

Türkülerle gidersiniz,

Kim gösterir size yol, iz ?

Ürkütmez mi kalbinizi,

Yüce dağlar, coşkun deniz ?

 

Gökte olup sıra sıra,

Kayboldunuz ufuklarda,

Göçmen kuşlar, güzel kuşlar,

Yine gelin ilkbaharda!…

 

Zeki TUNABOYLU

 

RENGİN

Beyaz kedim,

Siyah kedim,

Sarı kedim,

Adı “Rengin” olsun dedim.

 

Rengin ablamın adıdır;

O şimdi kızacak bana,

Fakat öğretmenim söyledi ya?

Rengin demek renkli demek,

 

Bunda ne var gücenecek ?

Lâkin ablam,

Rengin ablam.

Hain ablam.

 

Sofra başında dün akşam,

Astı bana çehresini.

Belki biraz hakkı vardı,

Çünkü Rengin onun adı,

 

Fakat ne var gücenecek;

Rengin demek, renkli demek;

Benim kedim de üç renkli,

Hem de benekli.

 

Beyaz kedim,

Siyah kedim,

Sarı kedim,

Adı “Rengin” olsun dedim.

 

Tevfik FİKRET

 

KUŞLARLA

Kuşlar uçar,

Ben koşarım;

Onların kanatları var,

Benim kanadım kollarım.

Kuşlar kanadını çırpar,

Ben de kolumu sallarım…

Uçun kuşlar, uçun kuşlar;

Hepinizle yarışım var!

 

Uçtu kuşlar,

Bende koştum;

Koştum yarı yola kadar;

Ta önüme bir uçurum

Çıktı, orda kaldım naçar.

Yoo, çekemem öyle kurum!

İsterseniz, haydi tekrar

Yarışırız…Uçun kuşlar!

 

Tevfik FİKRET

 

LEYLEK

Akşam oldu, sen de yuvana döndün

Ayrı ayrı doyurdun yavrularını.

Artık rahatsın Hacı Leylek

İstediğin gibi takırdatabilirsin gagalarını!

Hep yollarda mı geçecek ömrün ?

Yazın burda,

Kışın başka yerdesin..

Yuvandan ayrılacağın için mi

Böyle düşüncelisin ?

Nasıl dayanıyor o uzak yola

Zayıf vücudun ,

İnce, uzun bacakların ?

Söyle hangi memlekette geçirecek

O güzelim yazı, yavruların ?

Yalnız biz değiliz seni seven

Bak, ne kadar üzülüyor gidişine

Şu çiçekten çiçeğe konan kelebek.

Baharı erken getir bahçemize

Olmaz mı Hacı Leylek ?

 

Şükrü Enis REGÜ

 

SERÇELER

Bir gün gelir, geçer bu geceler

Tırtıllar tırmanır yapraklara

 

Damla damla sızmaz dudaklara

Kalbin kaynağından bu heceler

 

Alnı işleyerek düşünceler

Gözyaşı döker zambaklara

 

Ve üşüşür olgun başaklara

Akşamın dallarından serçeler.

 

Ahmet Muhip DIRANAS

 

KUZUM

Mini mini bir kuzum var,

Çayırlarda gezer oynar.

Hep arkamdan koşar, gelir,

Yaramaz pek neşelidir.

 

Yanından ayrılsam biraz,

Hemen yanık yanık meler.

Kırdaki otlara doymaz,

Daha ister neler neler.

 

Şeker, arpa, fıstık, üzüm,

Çok bilmiştir iki gözüm.

 

Dr. Ali Rıdvan UNAR

 

KELEBEK

Yel estikçe uçuşan

Yapraklara benziyor.

Durmadan yorulmadan

Daldan dala geziyor.

Kanatları ipektir,

Bozulur dokununca.

Sanki canlı çiçektir,

Açar bahar olunca.

 

Ben onu çok severim.

Koşup tutmak isterim.

Fakat kaçar yaramaz,

Uçmadan yaşayamaz.

 

Hasan Ali YÜCEL

 

ARILAR

Emdiniz arılarım elma çiçeklerini,

Doldurdunuz bahçenin bütün peteklerini,

Şimdi tutun baharın, tutun eteklerini,

Gökte vızıldayarak uçun, uçun arılar.

 

Beyaz beyaz dallara, çiçeklere kondunuz,

Tepelere çıktınız, ovalara indiniz,

Bir bu çiçekten emip, bir bu ota döndünüz,

Haydi tepemden, halka halka geçin arılar.

 

Böğürtlenler içinde altın bir eviniz var,

Odalarınız sarı sarı balla doldular,

Beni de evinize davet edin bu bahar,

Sofranızda bana da bir yer açın arılar.

 

Ceyhun Atuf KANSU

 

BALIKLAR

Şaşıyorum şu küçük balıklara.

Nasıl yaşıyorlar denizde

Böyle ömürlerinin sonuna kadar ?

Hiç merak etmiyorlar mı yeryüzünü,

Doğan ayı, batan günü ?

Sudan başka yer bilmiyorlar,

Ne mevsimlerin değiştiğinden,

Ne günlerin geçtiğinden haberi var.

 

Kıskanıyorum şu ufak balıkları:

Onların bizim gibi

 

Ne eli, ne ayağı var!..

 

Şükrü Enis REGÜ

 

PAMUK KEDİM

Bir kedim var, yumuk yumuk,

Adı pamuk, kendi pamuk.

O, cin gibi gözleriyle,

Mırnav mırnav sözleriyle.

Güzel kedim cana yakın,

Fakat kızdırmayın sakın.

Öfkelenir birdenbire,

Kendisini atar yere.

Bir köşeye şöyle siner,

Biraz sonra öfke diner.

Yaklaşır da yavaş yavaş,

Sevgi ister, o yumuk baş.

Dostuna dost, aslan kedim,

Gel, mindere yaslan kedim.

 

Rıfat Necdet EVRİMER

 

KİRPİCİK

Nereden gelmiş, niçin gelmişse,

Bir kirpicik gelmiş sokağımıza.

Herkeste bir merak, bir telaş,

Sorup duruyorlar “Ayol bu da ne?

Bir fenalık yapmasın sakın,

Başını çıkarıyor, bakın, bakın…”

 

Elbette çıkaracak başını,

Bunda şaşılacak ne var!

Kirpi olduysa n’olmuş sanki,

Hep tostoparlak mı dursun,

Hep yer altında mı otursun,

Onun hakkı yok mu ?

Bu sokaktan geçmeye,

Salına salına gezmeye.

 

Haydi git yuvana dost kirpicik, haydi git

Hiç korkma.

Bizim olduğu kadar da senindir,

Bu güzel dünya.

 

Hasan Latif SARIYÜCE

 

KÜMES HAYVANLARI

Tavuklar haykırıyor,

Gıdak gıdak, gıt gıdak,

Nasıl boyun kırıyor,

Şu çapkın horoza bak.

 

Baba hindi kabarmış,

Ne büyüklük, ne gurur.

Hep kendini yaz ve kış,

Böyle metheder durur.

 

Yine yalpa vurarak,

Dolaşıyor ördekler,

Su başında durarak,

Karşıya yüzecekler.

 

Yaşar Nabi NAYIR

 

YARARLI HAYVANLAR

Çevremizde dolaşır,

Çeşit çeşit hayvanlar.

Bizlere pek çoğunun,

Sayısız yararı var.

 

Kedi, fare yakalar,

Bazen de eğlendirir.

Kuşlar ötüşleriyle,

İç açar, neşe verir.

 

Sadık köpeklerimiz,

Bekçidir bahçemizde.

Kümes hayvanları çok

Yarar, beslenmemize.

 

İnek, koyun süt verir,

Doyarız etleriyle.

Koyun, keçinin yünü,

Bizi ısıtır böyle.

 

At, sığır, keçi de pek,

Faydalı yaratıklar.

Bir de deniz ürünü,

Taze, güzel balıklar.

 

Vefa ÇAĞAN

 

Hayvanları Koru Yavrum

 

Savunmasız garip,muhtaç

Hayvanları koru yavrum.

Kalmasınlar susuz aç

Hayvanları koru yavrum.

 

Kuzulara dön bir bakın,

Eğil eğil korkma,dokun

Kokusuna sinsin kokun,

Hayvanları koru yavrum.

 

Köpeğe sevgiyle yaklaş

Yat,yuvarlan,kırlarda koş

Sarıl kediyle kucaklaş

Hayvanları koru yavrum.

 

Öyle ulu orta gezme

Dikkat et böceği ezme

Zarar verme,sakın üzme

Hayvanları koru yavrum

 

Hayvanların Dili

 

Köpek nece konuşur?

Hav havca…

Ördek nece konuşur?

Vak vakça…

Kedi nece konuşur?

Miyavca…

Balık necekonuşur?

Susuzca…

 

 

 

F.Hüsnü DAĞLARCA

 

Bal Arısı

 

uyanmıştım dün erken

bahçemizde gezerken

gördüm bir bal arısı

rengi altın sarısı

 

KELEBEK

 

Ah ne süslü kelebek

Üstü mavi al benek

Aman tutsam şunu ben

hemen uçup gitmeden

 

Uğur Böceği

 

Yaprakların üstünde,

Ne sevimli durursun.

Minicik ellerimde,

Benim için uğursun.

 

Bahar seninle güzel.

Kanadında benekler.

Kıskanır mı acaba,

Rengini kelebekler.

 

Gel her bahar yanıma,

Ellerim evin olsun.

İpeksi kanadından,

Odama uğur dolsun.

 

Sincap

 

Şu ağacın tepesinde

Var bir sincap

Ceviz kırar, yemek arar.

 

Her gün göremem ki

Saklar onu

Anne yapraklar.

 

Karınca

 

Bir minicik karınca,

Yaz boyunca çalışmış.

Hiç, “yoruldum” dememiş,

Zaman ile yarışmış.

 

Tıka basa doldurmuş,

Yiyecek ambarını.

Kış gelince uzatmış,

Minik ayaklarını.

 

Ülkü Duysak

 

Kedi İle Fare

 

Ufacık bir fare vardı

Kediden çok korkardı

Haydi yaramaz kedim

Şu fareyi tut dedim

Kedi damdan atladı

Farenin ödü patladı

 

Yavru Köpek

 

Gözü badem

Tüyü ipek

Kuyruğu dikti

Çarşıya gitti

 

Uzun uzun düşündü

Ne alsam diye

Bulamadı bir hediye

 

Ağzında bir kemik

Geri döndü evine

Sevine sevine

 

Kuş

 

Bir kuş aldı babam bize.

Kafesiyle birlikte,

Getirdi evimize.

Kanatlarını çırpıyordu,

Yemini, suyunu verince.

 

Ne oldu, anlamadım.

Hastalandı bir gece.

Okşayınca sırtını,

“Cik, cik!” öttü neşeyle.

Birden kendine geldi,

Sevgimi gösterince.

 

Ülkü Duysak

 

Uç Kelebek

 

Minik kelebek uçtu

Küçük yaramaz koştu

Durmadan usanmadan

Hep kovaladı durdu

 

Kaç kelebek uç kelebek

Seni tutacaklar, kaç kelebek

Kanatları benek benek

Seni tutacaklar uç kelebek

 

 

 

Miki Fare

 

Miki miki mum bacaklı miki

Burnu sivri dik kulaklı miki

Şeytanlıkta bütün aklı fikri

Dans edelim miki fare

 

Daldan dala konar konar miki

Çok yazıktır sana sana miki

Uzat kollarını bana miki

Dans edelim miki fare

 

Kon kon kelebek

O kanatlar

İlkbahar süsü yapraklar

Solmuş ne yazık ölecekler

 

Masum kelebekler

Sus sessizce duralım biz

Yaramaz kız sesini kıss

Yakaladım işte kelebek tuttum kelebek tuttum pırrr

 

Sabah erken uyandım,

Esnedim,gerindim.

Hemen koştum durmadan,

Banyoya,banyoya.

 

Ellerimi yıkadım,

Sabunladım,sabunladım.

Dişlerimi fırçaladım,

Banyoda,banyoda.

 

Lay lay lay lay laraylay,

Lay lay lay lay laraylay.

 

Zil Çalınıyor

Zil çalınıyor dan dan dan dan dan

Yeter çalıştık duralım artık

 

Başımız ağrıyor of of of aman

Oyun isteriz söyle de böyle tastamam (2)

 

Biz hiç koşmayız, hasta olmayız

Hasta bir çiçek gibi solmayız

 

Başımız ağrıyor of of of aman

Oyun isteriz şöyle de böyle tastamam (2)

 

Kedim

 

Pamuk gibi yumuşacık,

Kar beyazı tüyleri var.

Mırmır kedim,minik kedim,

Gördüğü her şeyle oynar.

 

Evimize neşe saçar.

Bazen mahzun mahzun bakar.

Doldurunca süt kabını,

Gözlerinin içi parlar.

Facebook Yorumlar