ÜÇ ÖĞÜT Mevlana’dan Masallar

ÜÇ ÖĞÜT Mevlana’dan Masallar
MASALLAR 4 Eylül 2017 1 defa okundu 0 yorum

ÜÇ ÖĞÜT

Çok eski zamanlarda, uzak bir ülkede bir avcı yaşarmış. Avcı avlanmaya başlamış. Ormana tuzak kurar, kuş ve tavşanları yakalarmış.

Güzel bir bahar gününde avcı, hazırlanıp ava çıkmış. Ormanda kuşları yakalamak için tuzak kurmuş. Bir ağacın arkasına saklanmış ve beklemeye başlamış.

Çok geçmeden tuzağa bir kuş yakalanmış.

Avcı onu görüne tuzağın yanına gitmiş ve kuşu eline almış. Onu eve götürecekmiş.

Bu sırada kuş, dile gelerek yalvarmaya baş­lamasın mı? Avcı buna pek şaşırmış. Merakla onun sözlerini dinlemiş. Kuş:

–     Ey avcı! Sen, inekler, koyunlar, tavuklar yersin. Benim kadar küçük bir kuşun etini ne yapacaksın? Beni bırak da sana üç öğüt vereyim. Benim öğütlerime uyarsan, sıkıntıla­rından kurtulursun, demiş.

Adam, kuşun ne öğüt vereceğini merak etmiş.

Kuş:

–     Birinci öğüdü elindeyken söyleyeyim. Eğer beğenirsen, beni bırak. İkinci öğüdümü ağaçta, üçüncüyü de giderken söylerim, diye yalvarmış.

Adam gülerek:

–     Söyle bakalım, beğenecek miyim, demiş.

Kuş:

–     Olmayacak söze kim söylerse söylesin, inanma, diye birinci öğüdü söylemiş.

Adam bu öğüdü beğenmiş. Diğer öğütleri de öğrenmek istemiş. Bunun için kuşu bırakmış.

Kuş, avcının elinden kurtulduğu için çok mutlu olmuş. Sevinçle, ağacın dalına konmuş. Artık avcının onu yakalaması imkânsızmış. Avcıya:

–     Şimdi de ikinci öğüdümü söyleyeyim, demiş.

Avcı:

–     Haydi söyle, seni dinliyorum, diyerek gülmüş.

Kuş:

–     Elinden kaçırdığın fırsatlar için asla üzül­me, demiş.

Adam ne diyeceğini bilememiş. “Şimdi bu da ne demek?” diye düşünmüş.

Adamın şaşkınlığı geçmeden kuş daha şaşırtıcı bir şey söylemiş:

–     Biliyor musun, benim karnımda yüz gram ağırlığında güzel mi güzel bir inci var. Eğer beni bırakmasaydın o inci senin olacaktı, demiş.

Adam bu sözleri duyunca çok üzülmüş. Hüngür hüngür ağlamaya başlamış. O kadar ki, ağlamaktan kuşun kendisine seslendiğini bile duymuyormuş.

Neden sonra, adam sakinleşmiş. “Madem inciyi kaçırdım, hiç değilse, kuşun üçüncü öğüdünü öğreneyim.” diye düşünmüş.

Kuşa:

–     Haydi, üçüncü öğüdünü de söyle, demiş.

Kuş kızgınmış:

–     Sen ne garip adamsın! “Elinden kaçır­dığın fırsata üzülme.” dedim. Üzüldün.

“Olmayacak söze inanma.” dedim. İnandın. Ben küçücük bir kuşum. Benim karnımda hiç yüz gram inci olur mu, diye sormuş.

Adam kuşu dinleyince kendine gelmiş:

– Haklısın, demiş. Haydi, lütfen üçüncü öğüdünü söyle!

Kuş:

– Sen benim iki öğüdümü de dinlemedin. Üçüncü öğüdü neden vereyim, diyerek uçup gitmiş…

Adam kuşu elinden kaçırmış kaçırmasına ama bu öğütleri hiç unutmamış. Bir daha olmayacak sözlere hiçbir zaman inanmamış. Elinden kaçırdığı fırsata da hiç üzülmemiş.

Facebook Yorumlar