Güvercinler ve Karga – Kelile Ve Dimme – Beydeba Hikayeleri

Güvercinler ve Karga – Kelile Ve Dimme – Beydeba Hikayeleri
ÇOCUK HİKAYELERİ 11 Haziran 2017 57 defa okundu 0 yorum

Güvercinler ve Karga – Kelile Ve Dimme

Beydeba Hikayeleri

Hindistan’ın yeşili ve suyu bol, büyük bir şehri varmış. Burada av yapılırmış. Avcılar, sık sık buraya gelirlermiş. İstedikleri zaman, istedikleri gibi avlanırlarmış.

Bu ormanlıkta bir karga yuvası bulunuyormuş. Karganın yuvası kuytu bir erdeymiş.

Karga burada huzurlu bir hayat sürmekteymiş. Onun yuvasını hiç kimse bilmiyormuş. Bir gün karga bir avcının kendisine doğru gelmekte olduğunu görmüş.

Avcının bir elinde sopa, bir elinde ağ bulunuyormuş. Bu avcı, kargaya çirkin yüzlü ve kötü huylu birisi olarak görünmüş. Karganın içine bir şüphe düşmüş. Kendi kendine,

– Bu adam buraya ya beni ya da bir başkasını avlamak için gelmiş olmalı. Buraya avlanmak için gelen adam birkaç hayvanın hayatına son vermeden geri dönmez. Onun için bu adamın hareketini iyi izlemeliyim, demiş.

Avcı, az ötede bir yere elindeki ağı sermiş, Ağın üzerine buğday taneleri serpmiş. Kendisi de yakında bir yere saklanmış.

Çok geçmeden bir güvercin sürüsü ağın yanına konmuş. Bunların bir de başkanı varmış. Kendilerine bir tuzak hazırlandığını hiçbiri fark etmemiş. Başkanları ile beraber bütün güvercinler, taneleri yemeye başlamış. Kısa bir zaman sonra güvercinler kendilerini ağın içinde bulmuş. Bu durumu gören avcı, sevinçle saklandığı yerden koşup gelmiş. Güvercinler korkudan kanat çırpmaya başlamışlar. Kimisi bağırıp çağırıyor, kimisi ağlıyormuş. Kısacası her kafadan bir ses çıkıyormuş. Bu durumu gören güvercinlerin başkanı, güvercinleri susturmuş. Onlara akıllıca bir teklifte bulunarak şöyle elemiş:

– Arkadaşlar! Herkes kendini kurtarmaya çalışmasın! Böyle yaparsanız avcıya yem  olmaktan kurtulamayız. Şimdi söyleyeceklerimi iyi dinleyin! El ele verip hep birlikte hareket etmeliyiz. Birlikten kuvvet doğar. Hep birlikte hareket edersek başarılı oluruz. Bu sayede ağla birlikte kurtulmuş oluruz.

Güvercinler bu düşünceyi beğenmişler. Hep birlikte kanat çırparak ağı göğe taşımışlar. Avcı bunu görünce çok üzülmüş. Büyük bir avı elinden kaçırdığını anlamış. Ümidini  kesmeyerek güvercinlerin ardından gitmeye karar vermiş.

Bütün bu olup bitenleri, karga da yuvasından izlemekteymiş. Bu işin sonunun nereye varacağını merak etmiş. Güvercinlerin arkasından uçmaya başlamış. Güvercinler uçarken başkanları bir ara onlara dönüp şöyle demiş:

–     Arkadaşlar! Avcı peşimizdedir. Bizi izliyor, böyle açıkta uçmamalıyız. Böyle yaparsak yeniden tuzağa düşebiliriz.

Bunun üzerine güvercinler sormuş:

–     Peki ne yapmamızı tavsiye edersin?

Güvercinlerin başkanı cevap vermiş:

–     Şehrin üstünde uçmalıyız. O zaman avcı bizi izleyemez. Böylece ondan kurtulmuş oluruz. Benim, filan yerde yaşayan bir fare dostum var, onun yanına gideriz. O keskin dişleriyle ağları kemirir ve bizi kurtarır.

Güvercinler, başkanlarının öncülüğünde şehrin üstünde uçmaya başlamışlar. Avcı onları izlemekte güçlük çekmiş. Bir süre sonra güvercin sürüsü gözden kaybolmuş.

Güvercinler, farenin bulunduğu yere gelmişler. Fare, akıllı bir hayvanmış. Her türlü tehlikeye karşı yüz tane delik hazırlamış. Bu farenin adı Zeyrek’miş.

Güvercinlerin başkanı, fareye adıyla seslenmiş:

–   Zeyrek! Aziz dostum! Yerinde misin?

Fare deliğin içinden cevap vermiş:

–   Kimsin sen? Ne istiyorsun?

Güvercinlerin başkanı şöyle cevap vermiş:

–   Ben, senin yakın dostun olan güvercinim.

Bu sözleri işiten fare, hemen dışarı çıkmış.

Gördükleri karşısında şaşırmış. Bir güvercin sürüsü başkanlarıyla birlikte ağın içinde çaresiz bekliyormuş.

Fare, yakın dostu olan güvercinlerin başkanıma sormuş:

–     Sevgili dostum! Bu olay başına nasıl geldi? Böyle bir tuzağa nasıl düştün? Böyle bir şey nasıl olabilir, hala anlamış değilim.

Güvercinlerin başkanı cevap vermiş:

–     Aziz dostum Zeyrek! Hiçbir şeyi akıldan uzak görme. Her canlı kendi kaderini yaşar. Kaderimizi bilmeye gücümüz yetmez. Zaten gücümüz yetse de iyi olmazdı. Hayatta başımıza gelenleri önceden bilseydik yaşayamazdık. Hayat çekilmez olurdu. Dünyada her şey olabilir. Hiçbir şeyi akıldan uzak görmemeli…

Fare, bu sözlerden sonra güvercinlerin başkanına yönelmiş. Onun bağlı bulunduğu düğümleri kemirmeye başlamış. Güvercinlerin başkanı buna tepki göstermiş. Fare, bu tepkinin nedenini sormuş. Güvercinlerin başkanı şöyle cevap vermiş:

–     Seninle yakın ve samimi bir dostluğumuz var. Bunu ikimiz de biliyoruz. Önce benim bağlı bulunduğum düğümleri kemirmeye başlarsan yorulabilirsin. Yorulunca diğer güvercinleri kurtarmaya üşenebilirsin. Ama önce onlardan işe başlarsan, sonra yorulsan bile beni bırakamazsın! Arkadaş olduğumuz için mutlaka beni kurtarmak istersin.

Fare, güvercinin bu sözlerinden çok duygulanmış. Ona şöyle demiş:

–     Aziz dostum güvercin! Bu sözlerinle benim güvenimi bir kez daha kazandın! Seni, eskisinden daha çok seviyorum.

Fare, bütün ağı kemirmiş. Böylece güvercin sürüsü özgürlüğüne kavuşmuş. Sürü başkanının fareye teşekkür etmesinden sonra hep beraber oradan ayrılmışlar.

Facebook Yorumlar