Beydeba ile Debşelim Hikayesi – Kelile ve Dimme Beydeba Hikayeleri

Beydeba ile Debşelim Hikayesi – Kelile ve Dimme  Beydeba Hikayeleri
ÇOCUK HİKAYELERİ 5 Haziran 2017 68 defa okundu 0 yorum

Kelile ve Dimme  Beydeba Hikayeleri

Beydeba ile Debşelim

Hindistan’da Debşelim adında bir hükümdar yaşarmış. Bu hükümdar, zamanla zalimleşmiş, azgınlaşmış.

Komşu ülkelere savaş açmış. Böylece saltanatını genişletmiş. Bu görkemli saltanat ve saray onu yoldan çıkarmış. Debşelim, halkını küçük görmeye başlamış. Şımardıkça şımarmış.

Bu Padişah’ın ülkesinde, bilgin bir kişi varmış. Bu bilgin kişinin adı Beydeba imiş. Bu bilgili kişi, Padişah’a gittiği yolun yanlış olduğunu söylemeye karar vermiş. Onu, adalete ve merhametli davranmaya davet edecekmiş.

Beydeba, öğrencilerini etrafına toplayıp şöyle demiş:

– Size bir şey danışmak istiyorum. Padişahımızın durumunu uzun zamandan beri düşünüyorum. Onun yaptığı kötülükler vicdanımı rahatsız ediyor. Bilgin kişiler yöneticilerini merhamete ve adalete çağırmakla yükümlüdürler. Yoksa halkın gözünden iyice düşeriz. Padişahın zalimliğine göz yumduğumuz için de başımıza belalar gelir. Padişah, kendisine karşı geldiğimizi duyarsa hepimizin öldürülmesini emreder. Dikkatli olmak zorundayız.

Siz benim ailem sayılırsınız. Size bütün sırlarımı açıklayabilirim. Tek başına hareket eden adam zarara uğrar. Akıllı adamsa aklını ve bilgisini kullanarak, başkalarının silahla başaramadığı şeylerin üstesinden gelir.

Öğrencileri Beydeba’ya şöyle demişler:

-Ey bilgili ve erdemli insan! Bizim efendimiz sensin. Senin bilgin karşısında bizim bilgimiz bir değer taşımaz. Yine de şunu söyleyelim İdi timsahla aynı yerde yüzmek bile bile kendini tehlikeye atmaktır. Böyle bir durumda suç, timsahın bulunduğu suya girenindir. Aslanın inine giren kimse hayatından emin olamaz. Padişahımız da felaketlerden, belalardan yılmayan bir insan. Ona hoşlanmayacağı bir söz söylersek, bu hepimizin sonu olur.

Beydeba öğrencilerine şöyle demiş:

– Doğru söylüyorsunuz. Fakat, ben gidip Padişahımıza doğruları anlatacağım.

Beydeba, Padişah’ın huzuruna çıkmak için uygun bir yol seçmiş. Önce Padişah’ın adamlarına başvurmuş. Padişahla görüşmek istediğini söylemiş. Adamlar da Debşelim’e haber vermişler. Debşelim, görüşmeyi hemen kabul etmiş. Görüşmeye gelen kişiye şöyle bir bakmış:

–     Ya bir şey rica edecek ya da zor durumda kaldığı için bizden yardım isteyecek olmalı, diye geçirmiş içinden. Padişah’ın halk üzerinde bir hakkı varsa, bilginlerin de Padişahlar üzerinde iki hakkı vardır.

Debşelim böyle düşündükten sonra kafasını kaldırmış ve Beydeba’ya şöyle demiş:

–     Ey bilgin kişi Beydeba! Sen erdemli bir insansın. Önemli bir işin olmadan kapımızı çalmazdın. Dilediğin neyse hemen söyle!

Beydeba, önce Padişah’a uzun ömür dilemiş, sonra da onun yanlışlarını, zulümlerini anlatmış.

Debşelim, Beydeba’ya kızmış ve haddini aştığını söylemiş. Önce öldürülmesini emretmiş fakat sonra vazgeçmiş. Beydeba’yı hapse attırmış. Beydeba’nın öğrencileriyle de görüşmek istemiş fakat onların ülkenin dört bir tarafına kaçtığını öğrenmiş.

Günler geçtikten sonra, bir gece Debşelim’in uykusu kaçmış. Dışarı çıkıp yıldızlara bakarken Beydeba’yı hatırlamış. Ona haksızlık ettiğini düşünmüş. Beydeba’yı hemen huzuruna getirtmiş. Daha önce söylediği sözleri tekrar söylemesini istemiş. Beydeba da daha önce söylediklerini yeniden söylemiş.

Padişah Debşelim, bundan sonra Beydeba’nın söylediklerine uyacağına söz vermiş. Beydeba’yı da ülkenin veziri yapmış.

Padişah bir gün, Hint hükümdarlarının bilginlere kitap yazdırarak adlarının kıyamete kadar anılmasını sağladıklarını öğrenmiş.

Beydeba’yı yanına çağırmış. Öldükten sonra hayırla anılmak istediğini anlatmış. Bunun için kendisine bir kitap yazmasını istemiş. Beydeba da elinden geleni yapacağını söylemiş.

Padişah, Beydeba’ya bir yıl süre vermiş. Ona imkânlar sağlamış.

Beydeba en güvendiği öğrencisi ile bir yere kapanmış. Beydeba söylemiş, öğrencisi yazmış. Sonunda güzel bir eser ortaya çıkmış. Beydeba kitabına Kelile ve Dimne adını vermiş.

Eğlenceli bir kitap olmuş. Gerçekte ise padişahlara ahlakı ve adaleti öğreten bir kitapmış.

Bir yıl sonra Padişah, kitabı halkın huzurunda Beydeba’ya okutmuş. Beydeba’nın açıklamalarını ve yorumlarını halkıyla beraber dinleyen Debşelim, Beydeba’ya şöyle seslenmiş:

– Tam istediğim gibi bir kitap olmuş. Dile benden ne dilersen!

Beydeba da Padişah’a şöyle cevap vermiş: – Ey büyük Padişah’ım! Senden maddi bir beklentim yok. Bir isteğim var: Önceki hükümdarların kitaplarını korudukları gibi senin de bu kitabı titizlikle korumanı istiyorum.

Debşelim, bu isteği kabul ettikten sonra Beydeba’yı ve öğrencilerini çeşitli hediyelerle ödüllendirmiş.

 

Facebook Yorumlar