TAVŞAN İLE KAPLUMBAĞA MASALI

TAVŞAN İLE KAPLUMBAĞA MASALI
MASALLAR 9 Ocak 2017 126 defa okundu 0 yorum

TAVŞAN İLE KAPLUMBAĞA

Suların şırıl şırıl aktığı, çiçeklerin burcu burcu koktuğu yemyeşil bir orman varmış. Bu ormanda bütün hayvanlar mutlu mutlu yaşarlarmış.

Bir gün ormandaki hayvanlar, nehir kıyısında toplanmışlar. Kimisi koşuyor, kimisi uçuyor, kimisi de yüzüyormuş. Hepsi böyle eğleniyorlarmış.

Tavşan neşe içinde hoplayıp, zıplayarak kaplumbağanın yanına gitmiş:

– Hmmm, şuna bak. Kocaman bir kabuk ve küçücük ayaklar. Herhalde sen bu halinle ormanın en yavaş yürüyen hayvanısın, demiş.

Kaplumbağa tavşana hiçbirşey söylememiş. Tavşan ise kaplumbağa ile alay etmeye devam etmiş.

–     Kimse benden hızlı koşamaz. Bu ormanın en iyi koşucusu benim, deyip durmuş.

Bunun üzerine kaplumbağa dayanamamış:

–     İstersen yarış yapalım, demiş.

Tavşan:

–     Yarışalım, yarışalım. Sana ne kadar hızlı olduğumu göstereyim, diye zıplamaya başlamış.

Nehir kıyısındaki hayvanlar bu konuşmayı duymuşlar.

–     Heey, toplanın. Kaplumbağa ile tavşan yarış yapacaaak, diye bağırışmışlar.

Sincap hemen bir yarış pisti çizmiş. Başlangıç ve bitiş noktalarını belirlemiş. Yarış meşe ağacında başlayacak, tepenin üstünde bitecekmiş.

Her şey hazır olunca, kaplumbağa ile tavşan başlangıç çizgisine gelmişler.

Tavşan kazanacağından eminmiş. Kaplumbağaya küçümseyen gözlerle bakıyormuş.

Kaplumbağa ise sessiz sessiz yarışın başlamasını bekliyormuş.

Sonunda çilli horoz ötmüş ve yarış başlamış.

Tavşan çok hızlı koşuyormuş. Kaplumbağa da yavaş adımlarla yürüyormuş.

Daha kaplumbağa yarış çizgisindeyken, tavşan çoktan köşeyi dönmüş. Koşmuş, koşmuş, koşmuş… Bir süre sonra yorulmuş. Durup arkasına bakmış. Kaplumbağa ortalarda yokmuş.

– Oooo… Kaplumbağa sürüne sürüne 1 gelene kadar, akşam olur. Nasıl olsa bana yetişemez. Ben en iyisi şu ağacın altında biraz dinleneyim. Sonra kalkar, yarışı bitiririm, demiş.

Ağacın serin gölgesine oturmuş. Bir süre sonra da uyumaya başlamış.

Kaplumbağa ise yoluna devam ediyormuş. Hiç durmadan, dinlenmeden yürüyormuş.

Bu arada, tavşanla kaplumbağayı izleyen hayvanlar kısa yoldan bitiş çizgisine gelmişler. Merakla kimin kazanacağını beklemeye başlamışlar.

Neden sonra, çok uzaktan kaplumbağanın yavaş yavaş geldiğini görmüşler. Kaplumbağa kan ter içindeymiş. Ama hiç ara vermeden ilerliyormuş.

Hayvanlar onu böyle görünce:

-Haydi haydi, diye bağrışmaya başlamışlar.

Kaplumbağa bitişe yaklaşırken, ağacın altında uyuyakalan tavşan uyanmış. Etrafına bakınmış. Ortada kimsecikler yokmuş. Sonra kendi kendine:

– Ağacın altında uyuyup kalmışım. Ama olsun, kaplumbağa daha yolun yarısına gelmemiştir, demiş.

Hemen rüzgar gibi koşmaya başlamış. Az sonra tepeye yaklaşmış. Bir de ne görsün? Kaplumbağa tepenin üstüne gelmiş, bitiş çiz­gisine çok yakınlaşmış.

Tavşan, gözlerine inanamamış. Şaşkınlığı geçince hızlanıp, kaplumbağaya yetişmeye çalışmış.

Tavşan ne kadar uğraştıysa da kaplumbağaya yetişememiş. Kaplumbağa bitiş çizgisine ulaşmış. Yarışın birincisi olmuş.

Bütün hayvanlar, sevinç içindeymiş. Yarışı kazanan kaplumbağayı kutlamışlar. Kaplumbağaya çeşit çeşit hediyeler vermişler.

Kaplumbağadan sonra tavşan da bitiş çizgisine gelmiş. Yarışı kaybettiği için çok üzülmüş. O zaman kaplumbağayı küçümsediğine pişman olmuş. Yavaş bile olsa, düzenli, kararlı ve devamlı gayret edenlerin başarılı olacağını anlamış.

 

la fontaine masalları kaplumbağa tavşan

Facebook Yorumlar