EV FARESİ İLE TARLA FARESİ MASALI

EV FARESİ İLE TARLA FARESİ MASALI
MASALLAR 21 Ocak 2017 130 defa okundu 0 yorum

EV FARESİ İLE TARLA FARESİ

Bir zamanlar ev faresi ile tarla faresi arkadaş olmuşlar. Ev faresi sık sık tarla faresini ziyaret edermiş. Birlikte kırlarda güle oynaya vakit geçirirlermiş. Tarlalarda hoplar, zıplar, yuvarlanırlarmış.

Bir akşam, oynayıp yorulduktan sonra birlikte tarla faresinin evine gitmişler. Bu ev, taş ve topraktanmış. Tarla faresi arkadaşı için yiyecek bir şeyler hazırlamış. Sofrada kuru buğday tanelerinden başka bir şey yokmuş.

Ev faresi arkadaşının bu durumuna üzülmüş:

– Buralarda yaşamak ne kadar zor. Bir gün benim yaşadığım eve gel de, sana bir ziyafet vereyim, demiş.

Tarla faresi, seve seve bu daveti kabul etmiş.

!- Önümüzdeki hafta gelirim, diye cevap vermiş.

Bir hafta çok çabuk geçmiş. O gün, ev faresi yemek için hazırlığa başlamış. Yavaş yavaş yürüyerek deliğinden çıkmış. Önce yerleri koklamış. Bakmış ortalarda kimsecikler yok:

– Anlaşılan herkes bir yere gitmiş. Yemeği mutfakta hazırlayayım, demiş.

Mutfağın ortasına çok güzel bir örtü sermiş. Sonra dolaplardan aşırdığı yiyecekleri sof­raya getirmiş.

Derken kapı çalınmış. Ev faresi arkadaşını küçük bir delikten içeri almış. Onu mutfağa getirmiş.

Tarla faresi, sofrayı görünce ağzı sulanmış. Sofrada peynir, fındık, pasta, börek ve daha neler neler varmış.

Ev faresine:

– Arkadaşım, ne kadar güzel bir yerde yaşıyorsun. Biz tarla fareleri yerin altında

yaşıyoruz. Ama siz ne kadar rahatsınız. Hele yiyecekleriniz pek harika görünüyor, demiş.

Ev faresi:

–     Haydi öyleyse, yemeğe başlayalım, demiş.

Ev faresi ve tarla faresi neşe içinde sofraya

oturmuşlar. Tarla faresi:

–     Ev sahipleri nerede, diye sormuş.

Ev faresi:

–     Galiba, dışarı çıkmışlar. Hiç sesleri çıkmıyor. Ama geçenlerde konuşurlarken duydum. Buralara kapan koymuşlar. Beni yakalamaya çalışıyorlar, demiş.

Bunu duyunca tarla faresinin lokması boğazına takılmış.

–     Yaaa, öyleyse çok dikkatli olman gerekiyor, diye üzülmüş.

Ev faresi:

–     Boş ver, bana bir şey olmaz, sen yemene bak, demiş.

 

İki arkadaş, sofradaki lezzetli yiyeceklerden yerken, bir patırtı duymuşlar. Korkuyla küçük deliğe saklanmışlar. Tarla faresi:

– Bu da ne, diye sormuş.

Ev faresi:

– Sanırım bu evin yaramaz kedisi. Sürekli olarak beni yakalamaya çalışıyor. Ama elbette başaramıyor, demiş gururla.

Delikten kediye bakmış. Kedinin gittiğini görünce:

– Haydi arkadaşım, gidip yemeğimize devam edelim, demiş.

Ev faresi ile tarla faresi, korka korka delikten çıkmışlar. Yeniden sofraya oturmuşlar.

Tarla faresi tam elini böreğe uzatacakmış ki, bu kez daha korkunç sesler duymuşlar. Yeniden deliğe kaçmışlar.

Ev faresi:

–     Kusura bakma dostum. Bazen böyle şeyler oluyor işte. Sanırım bu gelen de ev sahibiydi. O da, az sonra gider. Biz de yemeğimize devam ederiz, demiş.

Delikten dışarı bakarak ev sahibinin git­mesini beklemiş.

Ev sahibi gidince tarla faresi:

–     Dostum, kusura bakma ama ben evime gideyim, demiş.

Tarla faresi şaşırmış:

–      Ne oldu, niçin gidiyorsun, diye sormuş. Ev faresi:

–     Aslında yiyeceklerin hepsi çok güzel. Ama korkuyla yemek yemenin tadı olmuyor. Ben evimde kuru buğdayı rahat rahat yerim. Yarın sen yine bize gel. Tarlada böyle güzel yiyecekler olmasa da, bizi kimse korkutmaz. Özgürce yemeğimizi yeriz, demiş.

Hızla tarlaya doğru yola çıkmış.

Facebook Yorumlar