SAFAHAT’TAN ÖYKÜLER HÜRRİYET

SAFAHAT’TAN ÖYKÜLER HÜRRİYET
ÇOCUK HİKAYELERİ 13 Aralık 2016 140 defa okundu 0 yorum

HÜRRİYET

Başım önümde, karışık düşüncelere dalmış eve doğru ilerliyordum. Sokağı meydana bağlayan köşeye inince önümden koşarak iki çocuk geçti. Bir an durdum, sanki bir uykudan uyanır gibi kendime geldim. Sanki bana onların neşeli enerjisi geçti. El ele vermiş iki kardeş olmalıydılar.

Biri beyaz entarisiyle kar gibi bir kız, beş altı yaşlarında. Sanki cennetten inme huri, sabahyıldızı gibi ışıktan bir bulut; elinde bir bayrak koşturup duruyor.

Ya şu abisi olacak oğlan, tostopaç bir afacan. Öyle neşeli ki yerinde duramıyor. Kendisinden büyük bir de bayrağı var! Koştukça dalgalanıyor başının üstünde. Peşlerinde bir ihtiyar adam, değneğine yaslanmış, gözlerini ayırmıyor torunlarından. Küçük kız koştururken düşünce, heyecanlanıyor dedesi:

“Düştün mü yine! Koşma diyorum sana dikkat et. Haydi kalk ağlama,.. Söz dinlesen olmaz mı? Silkele üstünü. Ahmet, yavrucuğum, bakıver kardeşine. Yeter artık koşturmayın.”

O esnada baktım, caddeden meydana doğru bir alay çocuk akın etti, geliyor. O nasıl sevinç alayı, o ne heyecan görülesi. Her çocuk kocaman bir bayrak edinmiş koşuyor. “Yaşasın” sesleri göklere yükseliyor. Öyle yapmacıksız ki neşeleri, sanki ezelden beri zulmü tatmışlar da “Yaşasın hürriyet!” diye bağırmanın coşkusuna hasret gideriyorlar.

“Bağırın haydi çocuklar… Yaşasın hürriyet!”

Derken çocuklar, büyükler meydana toplandı. Çocukların “yaşasın” sesleri alkışlara karıştı.

“Hey gidi hey.” dedim kendi kendime, şu meydan bir mezarlık gibi sessiz yatıyorken daha dün, bugün orada dalgalanan ruhu görün!”

Meydandan ayrılıp yoluma gidecektim. Baktım ihtiyar yanı başımda, iki elini o küçük yumurcaklar kavramış. “Ne olur dede, biz de gidelim meydana!” diye yaşıtlarının arasına karışmak istiyorlar.

“Gidin, ama çok koşup terlemek yok! Dikkatli olun. Buradan izliyorum sizi ha!”

İki kardeş koşarak çocuk deryasına karıştı. Yaşıtlarıyla birlikte suda yüzer gibi koşturmaya başladılar.

Baktım, onları seyreden dedelerinin birden yüzü değişti. Gözleri dolu dolu oldu, sonra iki damla yaş süzülüp ak sakallarına karıştı. Niçin ağladı, bilmem. Şunu duydum yalnız: “Ah bir kere gelip görse Yemen’den babanız!”

 

Hürriyetle ilgili sözler için tıklayın.

 

Facebook Yorumlar