UTANMAKLA İLGİLİ ŞİİRLER

UTANMAKLA İLGİLİ ŞİİRLER
ŞİİRLER 8 Ekim 2016 219 defa okundu 0 yorum

UTANMA İLE İLGİLİ ŞİİRLER

 

UTANSIN

Dünyanın çivisi çıkmış tutmuyor

Ülkeyi bu hale koyan utansın

Derdim çok ağır kantar çekmiyor

Şu fakir milleti soyan utansın

 

Yurdumun insanı solgun benizli

Ölüm döşeğinde kadınlı kızlı

Kimseler bilmiyor halimiz gizli

Zam üstüne zammı koyan utansın,

 

Dağ gibi birikmiş fakirin ahı

Çalıp çırpmamak onun günahı

Senin de Allahın onun Allahı

Kene gibi şişip doyan utansın

 

Ahlaksız teklifler aldı yürüdü

Üç kuruş için ar namus çürüdü

Nice insan eğri yolda yürüdü

Tomarla parayı sayan utansın

 

Ergin im, şairlik var diye serde

Zehir arıyorsun balda şekerde

Sen bari sızlanma durduğun yerde

Aç mide sesini duyan utansın

İbrahim Ergin

 

 

 

AŞKTAN UTANMAK

Ey gönlümün harı, ömrün baharı,

Serinlet içimi, dışım ısınsın!

Hararetim düşmez, içsem biharı,

Bana gel, isteyen; varsın kıskansın!

 

Sen kokmayacaksa hiç esmesin yel,

Sevdamın yolunu hiç kesmesin el,

Vuslat olmadıysa hiç küsmesin tel,

Gönlümün sazıyken, el figan sansın!

 

Sanki her halinden haberim vardır,

Sensiz koca âlem inan ki dardır,

Meftunu olduğum sadece yardır,

Hicran yakıştıran aşktan utansın!

 

Yazın terleyip de, kışın üşüme,

Zaten giriyorsun her an düşüme,

Hançer saplanmasın senle döşüme,

Âşık maşukuna bırakın kansın!

 

Hayat anlam bulur kalpler hoş ise,

Rahat geçit vermez yollar loş ise,

Kafaya takılmaz dünya boş ise,

Hakk’a bırakalım hayra dayansın!

  1. Fatih KAHRAMAN

 

 

Utanmadan Birde Yaşa Diyorsun

Aklına geldikçe terk ediyorsun

Terk edip kenardan seyrediyorsun

Güneşsiz dünyada yaşanır mı ki

Utanmadan birde yaşa diyorsun

 

Zavallı gönlümden alıp coşkunu

Üstüme üstüme salıp kuşkunu

Karanlığa sürüp ben bu düşkünü

Utanmadan birde yaşa diyorsun

 

Bu koca hasreti diyerek yama

Kama gibi soktun kalbime kama

Bakmadan bendeki kedere gama

Utanmadan birde yaşa diyorsun

 

Balçığa bulayıp huzur aşımı

Oynatıp yerinden mihenk taşımı

Söğüt dalı gibi asıp başımı

Utanmadan birde yaşa diyorsun

Murat Demir

 

UTANSIN

Bahçıvanın suçu ne ki

Gül solduysa hazan utansın

 

Duyup kalbimin feryatlarını

Bülbüller ağlamaya utansın

 

Ben ışıl ışıl bir yıldız idim

Düştüysem yere gökyüzü utansın,

 

Gül soldu ise hazan utansın

Cürmü ne ki bağban utansın

 

Duysun da figan-ı kalb-i zarım

Zar etmeğe bülbülan utansın

 

Bir ahter-i şuledar idim ben

Düştüm yere asman utansın

 

Çiğnenmedeyim cuyuş-i gamla

Bu halime hakdan utansın

 

Oldumsa zelil teessüf etmem

Zillete koyan zaman utansın

 

Şimdi siperim bela-yı kahra

Bi-laneyim aşiyan utansın

 

Faş etmez idim bu raz-ı aşkı

Afaka çıkan figan utansın

 

Feryadım ederse halkın bizar

Bundan bana ne cihan utansın

 

Şu haline bak utan diyorlar

Ol afet-i bi-aman utansın

 

Çeşmimden akan sirişk-i ale

Baksın da sebep olan utansın

 

Bu şiir-i hazini Neziha

Duysun da şairan utansın

Yaşar Nezihe Bükülmez

Feryatlarım 1924

Utansın

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!

Hedefe varmayan mızrak utansın!

 

Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!

Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

 

Eski çınar şimdi noel ağacı;

Dallarda iğreti yaprak utansın!

 

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,

Onu sürdürmeyen çırak utansın!

 

Ölümden ilerde varış dediğin,

Geride ne varsa bırak utansın!

 

Ey binbir tanede solmayan tek renk;

Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın

Necip Fazıl Kısakürek

Çile 1962

 

Utangaç

Göze almış olsaydık belki dibe vuracaktık,

öyle zamanda bir dilim ayırıp kursağımıza asmazdık..

Tedirgin bizdeki hep aynı düz mantık..

Sütten ağzı yanmışlığın aciz getirisi

bu yoğurdu üflemedeki tanımsız ahmaklık..

Biziböylesine birbirimizden kaçıran

kalın bir cilt romanın vurgulu ilk cümlesi,

ilk yarasından sızan korkuların başlangıç düşüncesi..

Oysa kanında ve kanımda ansızın dolaşan,

tahrip gücü yüksek aşkın sessiz patlaması

birbirimize muhtaçlığın mutlak tepki belirtisi..

Saklama sözlerinde mutsuzluğunu artık

satır arasında bırakılmışlık bıkmış olduğun şeydi;

nasılsa belli ediyorsun gözlerinde o iki kelimeyi..

Zaten biliyorsun, konuşamıyorum senin gibi;

kaderime yara oldu bitmek bilmez utangaçlık..

 

UTANMAZMISIN

Gelip af diliyorsun

affet pişmanım diyorsun

afedecek ne bıraktınki

hangi yüzle geldin bu kapıya

sen hiç utanmazmısın

 

birkez afedilmişdin

sen şartlı tahliyeyi ihlal etin

bende af yasasını yürürlükten kaldırdım

af dilicek yüzün yokki

sen hiç utanmazmısın

 

giderken çok mutluydun

ardında bıraktıklarını

hiç düşünmüyordun

hangi tene dokunduysan orda kal

bu evde yerin yok senin

hangi yürekle geldinki sen hiç utanmazmısın

 

bıraktıgındada başım dikti

şimdide bak karşında dimdikim

eyilen bükülen yalvaran sensin

hiç bir hakın yok bende hangi düşünceyle geldinki

hiçmi utanman yok senin

ben utanıyom senin yaptıklarından

sende hiç utanma yokmu

hangi yüzle çıktın karşıma sende

SENDE HİÇ UTANMA YOKMU SEN HİÇ UTANMAZMISIN

 

Utanmama Ne Gerek

Çamurdan taştan yapılan evde doğduk,

Kundağımıza topraktan öllük koyduk,

Mertekli tavanlara bakarak büyüdük,

Utanmama ne gerek.

 

İç çamaşırımız kapıt bezinden yapardı,

Anam tahta beşiği komşudan alırdı,

Beşiğe boncuklar delikli paralar takardı,

Utanmama ne gerek.

 

Bir döşekte beş kişi yatardık,

Üstlerimize yamalı bezler atardık,

Ocaklarımızda tezekler yakardık,

Utanmama ne gerek.

 

Babam dedeme ebeme bakardı,

Onları görünce ayağa kalkardı,

Bazı günler olurdu’ki ağlardı,

Utanmama ne gerek.

 

Tarhana çorbasına on kişi dalardık,

Açık ekmeği görünce bayılırdık,

Sofradan yarı aç yarı tok kalkardık,

Utanmama ne gerek.

 

Üstümüzde önlük olmazdı mektebe gidecek,

Paramız yoktu deftere kitaba verecek,

Borca almak için esnaf görecek,

Utanmama ne gerek.

 

Ayağımıza giydiğimiz lastik ayakkabı,

Olmadı hiç bir zaman çorabı,

Olurdu evimizde üç beş bakır kabı,

Utanmama ne gerek.

 

Mustafa yaşadığı günleri anlatır,

Bazı gördüğü insanlardan utanır,

Geçmişini bilmeyen onu bunu kandırır,

Utanmama ne gerek

 

Mustafa HAMİŞ

UTANMADIN MI

ÇOK SEVDİM DİYEREK,SAHTE GÖZ YAŞIN

GÖZÜNDEN AKARKEN,UTANMADIN MI ?

AYRILMAK İÇİNMİŞ DEMEK TELAŞIN

YÜZÜME BAKARKEN,UTANMADIN MI ?

 

DÜNYAMI KARARTIN,OLMADIK ANDA

GEÇİCİ HEVES BU,MUTLU OLSANDA

ELLERİM MAHŞERDE,İKİ YAKANDA

KALBİMİ KIRARKEN,UTANMADIN MI ?

 

DELİCE SEVERKEN,NE OLDU BİZE ?

BEKLEME,MUTLULUK DİLEMEM SİZE

DUVAKLAR İÇİNDE,BEYAZ ELBİSE

ÜSTÜNE GİYERKEN,UTANMADIN MI ?

 

KAHROLUP,TÜKENDİM SEVGİ ARARKEN

YOK ETTİN,ÜMİDİM SENDE DURURKEN

SEVİNÇLE ELLERE,GELİN OLURKEN

YÜZÜĞÜ TAKARKEN,UTANMADIN MI ?

 

KANDIRDIN DİYELİM YEMİN EDİPTE

HATA MI İŞLEDİM,SENİ SEVİPTE ?

NİKÂH MASASINDA,EVET DEYİPTE

İMZAYI ATARKEN,UTANMADIN MI ?^

 

Utangaç

Göze almış olsaydık belki dibe vuracaktık,

öyle zamanda bir dilim ayırıp kursağımıza asmazdık..

Tedirgin bizdeki hep aynı düz mantık..

Sütten ağzı yanmışlığın aciz getirisi

bu yoğurdu üflemedeki tanımsız ahmaklık..

Biziböylesine birbirimizden kaçıran

kalın bir cilt romanın vurgulu ilk cümlesi,

ilk yarasından sızan korkuların başlangıç düşüncesi..

Oysa kanında ve kanımda ansızın dolaşan,

tahrip gücü yüksek aşkın sessiz patlaması

birbirimize muhtaçlığın mutlak tepki belirtisi..

Saklama sözlerinde mutsuzluğunu artık

satır arasında bırakılmışlık bıkmış olduğun şeydi;

nasılsa belli ediyorsun gözlerinde o iki kelimeyi..

Zaten biliyorsun, konuşamıyorum senin gibi;

kaderime yara oldu bitmek bilmez utangaçlık..

 

Şahin Bayraktar

 

UTANGAÇLIK

Bir Adamın Yüzünde Utangaçlık

Bir adamın yüzünde utangaçlık

Düştü düşecek çocukluğu

Elleri hala ürkek, kaçamak bakışları

Bir ara cesaretlendi olacak

 

Elleri uzandı uzanacak masanın altından

Uzanmayacak eller hissediyor gözlerinden

Formaliteler başladı başlayacak

Masadaki eşyalar kurcalanıyor

 

Ha oldu ha olacak

Yapamıyor, olmayacağını anlıyor

Derken çay içermisin diyor

Kalkıyor, tam arkasını dönecek

Bir el diğer eli sarıyor

 

Gözlerinde yanlız var

Ama yanlız değiliz diyor

Oturup güzel şeylerden söz ediyorlar

Çaylar çoktan unutuldu

 

Gezelim diyor bir el diğer elin sıcaklığında

Oysa hala ürkekler arsız kaldırımlarda

Bir beden diğer bedene cesaret veriyor

Acemice konuşuyorlar NEDENLİ nedensiz…

 

Veysi Çakır

Utanma!

Bakışların aynı bir yazdır desem

Sözlerimden sakın ola utanma!

Kaçışların aynı bir nazdır desem

Sözlerimden sakın ola utanma!

 

Yanakların yeni açmış gül desem

Dudakların arı yapmış bal desem

Bacakların sanki bir dal desem

Sözlerimden sakın ola utanma!

 

Aklımı başımdan aldın da desem

Yangını içime saldın da desem

Aşk ile gönlümü yakdın da desem

Sözlerimden sakın ola utanma!

 

Ayım, güneşim, denizim ve eşim

Helalim, çayım, ekmeğim ve aşım

Canım, hayatım, ahiretim de desem

Sözlerimden sakın ola utanma!

 

Utanma yarim ne olur utanma!

Sözlerimden sakın ola utanma!

Hitaf-i sana vurgundur desem,

Sözlerimden sakın ola utanma! …

 

Fatih Efe

 

Utanma

Tel anlatıyorken aşkı, sevdayı

Gözünden dökülen yaştan utanma

Dil anlatıyorken son elvedayı

Gözünden dökülen yaştan utanma

 

Bu sevda ar değil inan gönüle

Bir sevda değermiş bin boş ömüre

Ümitsiz olsa da, verse de çile

Gözünden dökülen yaştan utanma

 

Görmek için yüzde bir tebessümü

Talipsen almaya derdi, hüzünü

Görünce uzaktan güzel yüzünü

Gözünden dökülen yaştan utanma

 

Hiç ayrılık olmayacak bu aşkta

Vuslat olmadı ki çünkü en başta

Beden karakışta, gönül ataşta

Gözünden dökülen yaştan utanma

 

İbrahim Kılınç

 

 

 

Utanma

Ne yapsanda sormam niçin

Yaksan bile biçim biçim

Neyin varsa almak için

Çal kapımı çal utanma

 

Yıktın o’ki temelimden

Ölsem demem tut elimden

Ben razıyım buna dünden

Al canımı al utanma

 

Bak anlımda kalmamış ak

Benzim sanki sarı toprak

Madem döktün yaprak yaprak

Kır dalımı kır utanma

 

Sende ki aşk vermiş söküm

Anla artık yapma kem küm

Sen cellatsın bende mahküm

Çek ipimi çek utanma

 

Alıştırdın hasretine

Hep dert verdin ben yetime

Ne çıkarsa kısmetime

Yak başımı yak utanma

 

Gün olur da nazarıma

Girer isen pazarıma

Damla damla mezarıma

Dök yaşını dök utanma!

 

Murat Demir

Utangaç Sevgilim

Nefesinin sıcaklığını hissediyor saçlarım

Avuçlarımda tırnak uçların

Kulağımda sayıkladığın bir isim ben

Dudağımda en güzel öpücük

Yanaklaklarıma sığmayan en özel gülücük sen

Yanımdasın işte

Dokunuyorsun özlem kokulu tenime

Öyle annem gelecekmiş

Babam görecekmiş gibi öpme beni

Yarım kalmasın bu sevişmeler

Utangaç sevgilim

Melis Aydın

 

UTANMA ŞİİRLERİ

UTANMAKLA İLGİLİ ŞİİRLER

 

Facebook Yorumlar