MOLLA CAMİ DİNİ HİKAYELER

MOLLA CAMİ DİNİ HİKAYELER
DİNİ HİKAYELER 5 Nisan 2016 246 defa okundu 0 yorum

MOLLA CAMİ DİNİ HİKAYELER

Hasta İle Doktor

İmam Şibli bir gün hastalandı. Bunun duyan halife Şibli’nin tedavisi için ona Mecusi bir hekim gönderdi. Hastanın başına giden hekim sordu:

“Canın en çok ne istiyor?”

Şibli cevap verdi:

“Senin imana gelerek Müslüman olmam.”

Hekim hayretle:

“Ben Müslüman olursam, sen iyileşip ayağa kalkacak mısın?” diye sordu.

“Evet,” diye cevap verdi Şibli.

iyice şaşkına dönen hekim; biraz düşündükten sonra imana geldi. Bunun üzerine Şibli bir anda iyileşip ayağa kalktı.

Hastalıktan üzerinde eser kalmadı, ikisi birlikte yürüyüp halifenin huzuruna çıktılar. Durumunu öğrenen halife:

“Hastaya hekim gönderdim sanıyordum. Meğer hekime hasta göndermişim/’ dedi.

 

Beterin Beteri

Bir gün bir grup insan Haccac’ın huzuruna gelerek:

“Allah’tan kork insanlara zulüm etmekten vazgeç” dediler. Bunun üzerine Haccac minbere çıkarak şu sözleri söyledi: “Yüce Allah (c.c.) beni durup dururken başınıza bela etmedi. Bu kadar kötü alışkanlığınız ve kötü işiniz olduğu sürece başınız dertten kurtulmaz. Ben ölsem bile yüce Allah (c.c.) benden daha beter bir zalimi size musallat eder.”

 

Neden Gelmiyormuş?

Zengin bir adam bir dervişe sitem etti:

“Neden uzun zamandır ziyaretime gelmiyorsun?” dedi. Derviş gülerek şöyle dedi:

“Benim için: ‘Niçin gelmiyorsun?’ demen, ‘Ne için geldin?’ demenden daha hoş ve iyidir. Onun için gelmiyorum.”

 

Bunlar da Ondandır

Nuşirevan zaman zaman ziyafetler vermek için sofra kurar, birçok insanı davet eder, yenilir içilir eğlendirdi. Yine böyle eğlencelerden birinde ziyafetin en hararetli anında yakınında bulunan birinin altın bir kadehi koynuna sokarak çaldığını gördü Nuşirevan lâkin görmezlikten gelerek sesini çıkarmadı.

Ziyafet bitip de meclis dağılacağı vakit, sofrada hizmet edenlerin başı:

“Kimse yerinden kıpırdamasın. Herkesi aramam lazım; zira bir altın kadeh kayıp,” dedi.

Bunun üzerine Nuşirevan:

“Bırak/* dedi. “Onu alan geri vermez, gören de kimin aldığını söylemez.”

Aradan birkaç gün geçince kadehi çalan üstünde yeni ve değerli bir kaftanla Nuşirevan’m huzuruna geldi. Bunu gören Nuşirevan, adamın sırtındaki kaftanı işaret ederek:

“Bu elbise herhâlde o güzelim kadehin eseridir,” dedi.

Adam hiç istifini bozmadan ve gülerek eteklerini kaldırıp pırıl pırıl olan yeni çizmelerini göstererek:

“Sultanım bunlar da o kadehin eseridir,” dedi.

Adamın sıkıntı ve yoksulluk içinde olduğunu anlayan Nuşirevan bu cevap karşısında güldü ve ona bin altın ihsan etti.

 

Bunu Hemen Satayım

Halife Merminun sarayında, halifenin abdest suyunu hazırlayan bir köle vardı. Bu köle bu vazifeye geldiğinden beri birkaç günde bir bir ibrik veya leğen kayboluyordu.

Bir gün abdest alırken Memun köleye:

“Buradan götürdüğün leğen ve ibrikleri bize satsan ne iyi olur,” dedi.

Bunu duyan köle; elindeki leğeni göstererek:

“İsterseniz şu leğeni hemen satayım,” dedi.

“Kaça satarsın?”

“İki dinara.”

Halife köleye iki dinar vermelerini emretti. Hemen köleye iki dinar verdiler.

Bundan sonra halife:

“Şimdi bu leğen senden canım kurtardı öyle mi?” diye sordu.

Köle gülerek eğildi:

“Evet sultanım, bu leğen artık tamamen sizin,” dedi.

 

Üçüncü Yol

Bir gün avlanırken Haccac adamlarından ayrıldı. Bir tepeyi geçince bir adama rastladı. Adam oturmuştu. Hırkasındaki böcekleri ayıklamakla meşguldü, develeri etrafında sakin sakin otluyordu. Develer Haccac’ı görünce ürktüler. Deveci kızarak söylendi: “Bu çölün ortasında böylesine kaftanlarla dolaşan kimdir böyle? Allah’ın (c.c.) laneti onun üzerine olsun,” dedi.

Haccac hiçbir şey söylemeden yürüyüp Arabi’ye selam verdi. Bedevi:

“Allah’ın (c.c.) rahmeti sana ulaşmasın,” dedi.

Haccac sakince su istedi.

Arabi:

“Aşağıya in de iç, ben senin uşağın değilim,” dedi.

Haccac suyu içtikten sonra:

“İnsanların en hayırlısı kimdir?” diye sordu.

“Senin aksine olarak Allah’ın (c.c.) Resulüdür (s.a.v.),” dedi. Haccac tekrar sordu:

“Hz. Ali hakkında ne düşünürsün?” dedi.

“İyilikte ve yücelikte eşi bulunmaz,” dedi bedevi.

Haccac devam etti:

“Ya Abdülmelik için ne dersin?”

“O çok kötü bir adamdır.”

“Niçin?”

“Çünkü Haccac denilen zalim ve ahlaksız adamı o Müslümanların başına bela etmiştir.”

O sırada bir kuş cıvıltılar çıkararak uçtu.

Arabî hayretle Haccac’a dönerek:

“Sen kimsin be adam?” diye sordu.

Haccac:

“Bu soruyu neden soruyorsun?” dedi.

Arabî:

“O uçan kuş askerlerin geldiğini ve senin de onların emîri olduğunu söyledi,” dedi.

Bunlar konuşulurken Haccac’m adamları yetiştiler. Gelerek hürmetle selam verdiler. Bunu gören Arabi’nin rengi benzi attı.

Haccac deveciyi birlikte götürmelerini emretti.

Ertesi gün bir sofra kurduran Haccac deveciyi çağırttı. Deveci koşarak geldi ve:

“Ey emir, sana selam olsun,” dedi.

Haccac:

“Ben senin gibi cevap vermeyeceğim. Sana da selam olsun,” dedi. Sonra şöyle devam etti:

“Yemek yer misin?”

“Yemek senindir eğer müsaade edersen yerim,” dedi Arabi.

“Müsaade ettim, ye,” dedi Haccac.

Arabi diz çökerek oturdu:

“İnşallah yemekten sonra başıma hayırlı şeyler gelir,” dedi.

Halk toplanmıştı. Haccac devam etti:

“Biliyor musunuz dün başıma neler geldi?” dedi.

Arabi atıldı:

“Dün olanlar ikimizin arasındaydı, onları bugün açığa çıkarma,” dedi.

Haccac anlatmaktan vazgeçerek şöyle dedi:

“İstersen benim yanımda kal, hususi dostlarımdan ol. Yahut da seni halifenin sarayına göndererek hakkında söylediklerini ona bildireyim, sana istediğini yapsın.”

Arabi:

“Bunun başka bir yolu daha var,” dedi.

“Nedir o?”

“Bırak beni memleketime döneyim. Bir daha ne sen beni gör ne de ben seni göreyim,” dedi.

Haccac güldü, Arabi’ye bin altın vererek memleketine gönderdi.

 

Aşk Nedir?

İki kişi aşk hakkında konuşuyorlardı. Biri söze başlayarak şöyle dedi:

“Aşk bela ve sıkıntıdan başka bir şey değildir. Âşığın başı dertten kurtulmaz, bir an bile rahat edemez.”

İkincisi onu susturdu ve şöyle dedi:

“Sus artık! Bu söylediklerin senin aşktan hiç anlamadığını gösteriyor. Zavallı sen âşığın ayrılıktan sonra aldığı kavuşma hazzını bilmiyorsun. Dünyada aşktan daha güzel ve âşıklardan daha mutlu kimse olmadığı gibi aşktan haberi olmayan zavallılardan da daha bahtsız kimse yoktur.”

Facebook Yorumlar