MEVLANA’NIN SÖYLEDİĞİ EN GÜZEL SÖZLER

MEVLANA’NIN SÖYLEDİĞİ EN GÜZEL SÖZLER
ÜNLÜ DÜŞÜNÜRLERİN SÖZLERİ 24 Mart 2016 242 defa okundu 0 yorum

MEVLANA’NIN SÖYLEDİĞİ EN GÜZEL SÖZLER

Bu sayfada en güzel mevlana sözleri, mevlana sözleri kısa, mevlana sözleri kısa ve öz, mevlananın sözleri, mevlana özlü sözleri, ünlü mevlana sözleri yer almaktadır.

Çocuk sütten kesilince ona yüzlerce bahçenin bostanın yolu açılır, insanın büyüyüp yaşaması sütten kesilmeye bağlıdır. Sen de kendini yavaş yavaş gıdadan kesmeye çalış vesselam.

Ebu Cehli karpuzu sevgili yüzünden hurma kesilir, ev evdeki dost yüzünden ova olur.

Ayıbı gören gaip âleminin kokusunu bile alamaz.

Dostlar eğer sûretten geçerseniz, her yer sizin için cennettir, gül bahçesi içinde gül bahçesidir.

Âlemde eşek sıpasına kim yük yükler, Ebu Merre’ye kim Farsça okutabilir?

İnsan kendini ucuza sattı, atlastı, kendini bir hırkaya yamadı gitti.

Ejderha yoksulluk elinde küçük bir kurda döner, mal ve mevki yüzünden bir sivrisinek büyür çaylak kesilir.

Gözleri açık fakat gönülleri uykuda nice insanlar var.

Ham meyveler dala iyice yapışmışlardır, oradan kolay kolay kopmazlar.

Bir şeye sımsıkı yapışmak bir şeyde taassup göstermek hamlıktır.

Sen bir âlemsin, sen bir denizsin.

Hasta değilken kendinizi hasta gösterirseniz, sahiden hastalanırsınız.

Bütün bu değişiklikler, renkten renge girişler zamandan dolayı meydana gelir. Zamandan kurtulan renkten renge girmekten de kurtulur.

Zâhiri kör görünen necasete bulaşır, fakat can gözü kör olan kişi ise gizli olan görünmeyen pisliklere bulaşır.

Kör yolda yürürken yolun üstündeki pislikleri görmez, dilerim hiçbir müminin gözü kör olmasın.

Nefsin sağ elinde tespih ve Kur’an vardır, fakat yeninde de hançer ve kılıç gizlidir.

İyilik yapana kötülük yapmak, aşağılık ve kötü kişilerin huyudur.

İyilikbilir birine bir ihsanda bulunursan, verdiğin bir şeye karşılık olarak yedi yüz verir.

Alçaklar cefaya ve derde düştüler mi temizlenirler, fakat vefa gördüklerinde cefakâr olurlar.

Tasavvuf; sıkıntı zamanı gönülde neşe ve huzur bulmaktır.

Yiğidin eline kılıç ver, acizlikten kurtararak kudret sahibi yap ki gazi olsun, yol kesici eşkıyayı değil.

Halkın ne ileri gelenlerinden ne de geri kalanlarından tamahsız bir selam bile işitmedim.

Kızgınlığın cehennem ateşinin tohumudur, kendine gel cehennemi söndür, çünkü o bir tuzaktır.

Aşkın yüzlerce dili vardır.

Dilinden anlayan olmadıktan sonra yüz dil de bilsen dilsiz sayılırsın.

İşten anlamayan ahmak, pervane gibi alevi nur sandı, ahmakça aleve atıldı canından oldu.

Akıllıların yolu “zorla gelin” emridir, âşıkların yolu ise “dileyerek gelin” emridir.

Allah’tan (c.c.) bir şey umarak veya korkarak sevenler, taklit defterinden ders okumaktadırlar.

Şehvete mensup bir puthane olan bu âlemde hem peygamberler geçer hem de kâfirler.

Suyu denizde arayın, kuru derede değil.

Bu âlemin temel direği gaflettir.

Kötü birine ilim öğretmek yol kesen eşkıyanın eline silah vermek gibidir.

Bilgi, mal, mevki ve hüküm kötülerin elinde fitnedir.

Şeytan gibi hasetçi değilsen dava kapısını bırak, vefa kapısına gel.

Çok konuşmak, sözün çoğu; bizlik, benlik davasıdır.

Susmakla can yüzlerce gelişmeye nail olur.

İçten gelen dile gelince iç harcanmış olur, çokça harcama da o güzelim iç yerinde dursun…

Az söyleyen adamda derin bir düşünce vardır.

Köyde bir gün kalan kişinin aklı bir ay yerine gelmez

Kulağı duyan, bir latifeye bir kere, sağır iki kere güler.

Kurt, ayı ve aslan bile aşkın ne olduğunu biliyor, aşktan habersiz olan kişi köpekten daha aşağıdır.

Tilki bir eşeği kandırırsa, bırak kandırsın, sen eşek olma da üzüntüye düşme.

Hazineler daima yıkık yerlerdedir.

Erkeklik, kini, şehveti, hırsı terk etmektir.

Renklerin aslı renksizliktir, savaşların aslı barıştır.

İsa’nın eşeğinden şeker esirgenmez, fakat eşek eşekliğinden yaratılışı icabı otu tercih eder, beğenir.

Gül nerede biterse bitsin güldür, şarap hangi küpte olursa olsun şaraptır.

 

Mevlana Celaleddin Rumi Sözleri

Her ele el vermek layık değildir; çünkü insan suretinde nice şeytanlar vardır.

Rüşvet almaya niyetlenen kadı, zalim ile mazlumu nasıl birbirinden ayıracak?

Sert taştan ve mermerden bile olsan, gönül erine yetişebilirsen cevher olursun.

Susuz kimse serap görmekten büyük zevk alır.

Dünya bir zindandır, biz bu zindanın mahpuslarıyız, zindanı del canını kurtar.

Denizi bir testiye döksen ne kadar alabilir ki…

Ey oğul! Bağını çöz azat ol, daha ne zamana kadar altının, gümüşün esiri olacaksın.

Aşkı anlatmada akıl eşeğin çamura saplanması gibi yattı kaldı.

Perdeyi kaldır ve açık konuş, çünkü ben güzelle, gömlekle yatmayı sevemem.

İste ama derecesine göre olsun; çünkü bir at bir dağı taşımaz.

Sırrını saklarsan muradına çabuk ulaşırsın.

Bu cihan dağdır, bizim yaptıklarımız ses, seslerin aksi yine dönüp bize gelir.

Her iki an ayni çiçeğe kondu, fakat birinden bal, diğerinden zehir hasıl oldu.

Her iki geyik de ayni sahrada otladı, birinden misk çıktı, diğerinden fışkı.

Geminin yürümesine vesile olan suyun, gemi içinde olması büyük bir felakettir.

Eğer insan görünüşle insan olsaydı Ahmed’le Ebu Cehil bir olurdu.

Bilgi Süleyman mülkünün mührüdür.

İlim candır, bütün âlem ise ceset.

Gittiğin yol, paran ve mezhebin hakkında susman senin için daha hayırlıdır.

Ey gizlice heva ve hevesini tazeleyen, imanını da tazele, yalnız bu sadece dille olmasın.

Kalemin rüzgârdan kâğıdın sudan olursa istediğin kadar yaz derhal yok olur.

Her nefeste dünya yenilenir, fakat biz dünyayı öylece duruyor gördüğümüzden, bu yenilenmeden haberdar değiliz.

Elinde hızla çevirdiğin ucu ateşli sopa nasıl bir ateşten çember gibi görünürse, ömür de işte böyle hızlıca akıp gittiğinden daimi şekilde görünür.

Gönül birliği dü birliğinden daha iyidir.

Musa’ya göre sopanin adı asa, yaratanin yanında ise ejderha idi.

Kırmızı yüz, sahibinin refah ve mutluluğunu, san yüz ise sahibinin sıkıntı ve bela içinde olduğunu gösterir.

Su aynı yerde durmaktan acı ve bulanik hâle gelir.

Koyunun kurttan kaçmasına şaşılmaz, şaşılacak şey koyunun kurda gönül vermesidir. Mevlana

Manayı şiire sığdırmaya çalışmak en büyük hatadır.

Kendinden kurtulan adama ne mutlu.

Bir söz bir âlemi yıkar, ölmüş tilkileri aslan eder.

Eğer sende Nemrutluk varsa ateşe atılma, ateşe atılacaksan önce İbrahim ol.

Kâmil biri toprağı tutsa altın olur, bir bigânenin elinde ise altın toprak kesilir.

Tövbekânn nefesi ıslak göz yaşlandır.

İnsanoğlu yeryüzüne, ağlamak inlemek ve üzülmek için gelmiştir.

Eken, nefes alan, tuzak kuran, bitiren, yaşatan, tuzağa düşüren yahut bunların aksini yapan Hak’tır.

Ey dil, sen bana çok zarar veriyorsun, söyleyen sen olduktan sonra ben sana ne diyeyim.

Ey dil sen hem bitmez tükenmez bir hâzinesin, hem de dermanı olmayan bir dertsin.

Nefis çok övülünce Firavunlaşır.

İnsanda her an bahar ve hazan iç içedir.

Kötü koku gözü karartir, Yusuf’un kokusu ise gözü nurlandırır.

Hakiki velîler zamanının İsrafil’idir, ölüler onlarla can bulur.

Küfür Yaradan’a nispette bir hikmet, fakat bize nispet edecek olursak, bir afet, bir felakettir. Mevlana

Bahar rüzgârı ağaçlara nasıl tesir ederse, bizim hayatımıza da öyle tesir eder.

Ey geçen hâllerinden tövbe etmek isteyen, böylesi tövbe etmekten ne zaman tövbe edeceksin.

Yersiz ihsan, bir kölenin padişahin malını -ihsanda bulunuyorum diye – asilere dağıtmasına benzer.

İşlerin başarılması için eşlerin aynı huyda olması gerekir.

Güzel söz can memesinde süttür, emen olmadıkça güzelce akmaz.

Dinleyen istekli olursa söyleyen ölü bile olsa konuşur, bülbül kesilir.

Allah (c.c.) kadım munis olmak üzere yarattı.

Her ne kadar görünüş itibariyle su ateşten üstün gibi görünse de bir kaba konunca ateş onu fokur fokur kaynatır, yakar, bitirir, onu hava hâline getirir.

Suyun ateşten üstünlüğü gibi erkek de kadından üstün gibi görünse de, hakikatte ona mağluptur, çünkü onu istemektedir.

Kadın sadece bir sevgiliden ibaret değil, bir Hak nurudur.

Akıl deveci gibidir, sen ise devesin, akıl böylece seni çekip durmaktadır.

Cam inciten kişinin, bunun Allah’ı (c.c.) incitmek olduğundan haberi yoktur.

Nar ehliyle nur ehli görünüşte karışıktır, fakat aralarında Kafdağı çekilmiş gibidir.

Sevgi acıları tatlılaştırır.

Su koruk içinde ekşidir, üzüme gelince tatlılaşır. Sonra küpün içine girince acılaşıp haram olur, fakat sirke olunca ne güzel katıktır.

Kadınla erkek nefisle akıl gibidir, bu yüzden iyi kişiye de lazımdır kötü kişiye de.

Bütün dünya ağzına kadar ilimle, güzellikle dolu bir testidir.

Ekmeğin de, etin de aslı topraktır, bunları daha az ye de toprak gibi yeryüzünde kalma.

Acıkınca kızgın, geçimsiz, aslı kötü bir köpek oluyorsun.

Âşık aşk diyarında ne söylerse söylesin, hep aşktan söz eder…

Ham olanı ayrılık ateşinden başka ne pişirebilir?

Dostları görmeye eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmeye benzer.

Geceleri az uyuyup seher vakti istiğfar edenlerden ol.

Rahim gibi olan dünyadan çıkınca yeryüzünden daha geniş bir sahaya çıkmış olacaksın…

Varlığın aynası yokluktur. Ahmak değilsen yokluğu iste.

Ebu Cehil’in oğlu Müslüman oldu, Hz. Nuh’un oğlu ise yolunu şaşırdı.

Zalimlerin zulmü, karanlık bir kuyudur.

Ey zulümle kuyu kazan, sen kendin için tuzak hazırlıyorsun. Mevlana

İnsanlardan gördüğün birçok zulüm, senin huyundur, sen kendi huyunu onlardan görmüş oluyorsun.

Hâl güzel bir gelinin cilvesidir, makam ise o gelinle yalnız kalıp vuslata ermektir.

Hürmet eden hürmet görür.

Badem şekeri getiren, badem şekerlemesi yer.

Bu karmakarışık âlemde biz kimiz, elif gibiyiz, elifin ise hiç ama hiçbir şeyi yoktur.

Allah (c.c.) aşkından sarhoş olandan başkası çocuktur. Baliğ kişi heva ve hevesinden kurtulan kimsedir.

Ayna ile terazi kimse incinmesin yahut da utanmasın diye sözünü sakınmaz..

Bu âlemdeki ateşi su söndürür, fakat şehvet ateşi kıyamete kadar sürüp gider.

Yürü, kork ve kötüleri az kına, takdirin hüküm tuzağına karşı acizliğini unutma…

Yardan değil ağyardan uzaklaşmak gerek…

Kürk baharda değil kışın işe yarar…

Akıl başka bir akılla birleşince nuru artar, yol meydana çıkar

Kötü dostla ünsiyet belâya bulaşmaktır.

Kargalar, güz mevsimi ortalığa çıkınca, bülbüller gizlenir ve susar.

Ruh akıl ve ilimle dosttur. Ruhun Arapça ile, Türkçe ile ne işi var.

Hayvanlık duygusu padişahı görseydi, öküzle eşek de Allah’ı görürdü.

Gönül aynası tertemiz olunca sudan ve topraktan başka sûretler görünmeye başlar…

Âlimin sermayesi kelamdan meydana gelen eserlerdir, sofinin sermayesi ise ayak izleridir.

İnsanların çoğu insan yiyicidir, onların selam vermelerine aldanma.

Yabancı olan senin toprak bedenindir, senin gama, eleme düşmen onun yüzündendir.

Miski tene değil, gönüle sür.

Taklit bütün iyiliklerin felaketidir.

Kurtuluş çaresi olmayan bu dünya; ayakbasti parası alınmayan, hapishane dayağı atılmayan hiçbir yeri olmayan bir hapishanedir.

Fare deliğine girsen bile orada da bir kedi pençesi seni rahat birakmaz.

Kurtuluş ümidi imandan, ümitsizlik ve iç sıkıntısı iman zayıflığindan gelir.

Seni haktan, hakikatten soğutan insanın bil ki şeytan içindedir, derisinin altına gizlenmiştir

İnsandaki güzellik altın yaldız gibidir, öyle olmasaydı gül yaprağı gibi olan sevgili zamanla kart bir eşek hâline gelir miydi?

Köpek ihtiyarlayınca derisindeki tüyler dökülür, sen şu ipekler giyinmiş kart köpeklere bak.

Bir mecliste dinleyenler aşağılık kişilerse, aşağılık söz söylemekten başka çare yok demektir.

Zikir fikri harekete getirir.

Eşeğin arkasına misk sürülmez.

Zahire tapanların kıblesi kadın yüzüdür.

Cömertlik sebepsiz vermektir. Mevlana

Padişahın yeri başköşe, atın yeri ise ahırdır.

Adalet bir şeyi layık olduğu yere koymak, zulüm layık olmayan yere koymaktır.

Meclis de vardır, zindan da, her ikisi de lazım olan şeylerdir. Meclis ihlas sahibine, zindan ise ham kişiye.

Aşık büyüklere baldır, çocuklara süt, o her gemiye yüklenen ve geminin ağırlığından fazla olduğu için batmasına sebep olan son yüktür. Mevlana

Akıl insanın kolu, kanadıdır. Mevlana

O güzele kendi gözünle bakma, isteneni isteyenlerin gözüyle gör.

Ey hayrı ve şerri bilmeyen, sen kendini sma başkasını değil. Can güneşi battı mı bütün evlerin nuru kaybolur gider. Sûrette küçük bir âlemsin, fakat hakikatte en büyük âlem sensin.

Ey Allah’a (c.c.) aklı hediye götüren, akıl orada bastığın topraktan daha değersizdir.

Dünya malı zayıf kuşların tuzağıdır, ahiret mülkü yüce kuşların tuzağı.

Bu âlem bir testidir, gönül ise ırmak suyuna benzer. Bu âlem bir odadır, gönül ise göz görmemiş, şaşılacak şeylerle dolu bir şehirdir.

Ben Kur’an’m kölesiyim. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) yolunun toprağıyım.

Elimizdeki kadeh elimizden feryada geldi.

Biz o kadar mey üstüne mey içiyoruz ki, biz şarabın başına vurduk, şarap bizim başımıza vurdu.

Senin aşkın Arap’ı da Türk’ü de öldürdü.

Sevgilinin cemali mihrabı olanın yüz türlü namazı, niyazı vardır.

Ben beden hastası değil, gönül hastasıyım, bana şerbet değil sen şarap ver,

Sen şehvet ve arzularına aşk adını vermişsin, halbuki şehvetten aşka giden yol çok uzundur.

Hırsızların, yankesicilerin cirit attığı bir yolda, zenginlerin, altın sahiplerinin ne işi var.

Ey akıl git, bir kıl bile olsan sana aşk deryasında sığacak bir yer yok.

Ey gece, sen nasıl bir gecesin ki gündüzler senin kölendir.

Dikenle birlikte olan gülden sakın, yılanla beraber yaşayan sinekten uzak kaç.

Dağa konup uçan bir kuş, o dağı ne arttırır ne de eksütir.

Sevgiliyle hoş geçinen sevgilisiz kalmaz; müşteriyle iyi geçinen iflas etmez.

Gönül güzelliği baki olan güzelliktir. Mevlana

Gulyabani’nin sesi: “Mal isterim, mevki isterim, şeref isterim”, diyen içimizdeki sestir…

Ey nefsini besleyip ona hizmet eden sonra da başkalarının kendisine haset edip düşmanlık beslediğini sanan kişi, senin gerçek düşmanın hizmet ettiğin nefsindir. Mevlana

Nefsin yüzünden dünya sana dar gelir, onun yüzünden Allah (c.c.) ile savaşıyorsun halkla değil.

Allah (c.c.) seni çirkin yarattıysa bile, kendine gel de bari hem yüzü, hem huyu çirkin olma.

Haset bütün aşağılıklardan daha beterdir.

Adı Ebu’l-Hakeıridi, Ebu Cehil oldu, nice ehil insan vardır ki haset yüzünden naehil olup çıkarlar…

Çarpık ayağa çarpık ayakkabı daha rahat uyar.

Âdemoğlu dilinin altında gizlidir. Mevlana

Güzel ve iyi bir sûret, kötü bir huyla birlikte olursa bir kalıp akça bile etmez.

Eğer akıldan nasibin yoksa, insan huylu değilsin, bir eşek sıpasısın.

İster Burak olsun, ister Arap atı, isterse eşek olsun hepsi, bütün varlıklar, bu dünya bahçesinde yayılırlar.

Hakikatte yok olan bu cihan var gibi görünmekte, hakikatte var olan o cihan iyice gizlenmektedir.

Dağ vardır sesi iki misli arttırır, dağ vardır yüz misli…

Gönül ten havuzunda çamura bulandı, ama ten gönül havuzunda anırdı, temizlendi.

Ten deniziyle gönül denizi birbirine bitişiktir, fakat aralarında bir berzah vardır, birbirine karışmazlar.

İnci: Bir katreye sığmış bir deniz, bir zerreye sığmış bir güneştir.

İnsan bazen melekleşir, bazen şeytanlaşır, bazen tuzak kesilir, bazen yırtıcı hayvan olur.

Mademki hırsızlık edeceksin, bari eşi benzeri olmayan bir inci çal, mademki hamallık ediyorsun bari değerli bir yük taşı… Mevlana

Bulanık sular sevgiden dolayı an duru hâle gelir, dertler sevgiden dolayı şifa bulur. Sevgiden dolayı ölü dirilir, padişah köleliğe razı olur. Mevlana

Eşeğin anırmasını duyunca ona acırsın, fakat onun sana eşeklik telkin ettiğini bilmezsin.

Eşek eşekliğinden dolayı kaçar, fakat sahibi iyiliğinden dolayı onun peşine düşer.

Ahmakların sevgisi aldatıcı bir sevgidir. Mevlana

Aptalın sevgisi ayının sevgisiyle aynıdır, kini sevgidir, sevgisi ise kindir.

Buğday almak için ekin eken kişi, saman da elde eder, fakat saman ekersen buğday elde edemezsin.

Toprak, su, yer ve ateş bize göre her şeyden habersiz, fakat Allah ile her şeyden haberdardırlar. Bizim ise Allah’tan başka her şeyden haberimiz var, fakat Hakk’tan habersiziz.

Halkla diri, Hak’la ölü olan bu hayattan bizarız.

Bakire tamamıyla sana mal olur, gamdan kurtulursun, dul kadının ancak yansı senin olur, geride çocukları olan kadın sana hiçbir zaman yâr olmaz.

Baş kesmek, nefsi öldürmek; nefsin isteklerini terk etmektir.

Allah’ın (c.c.) rahmeti geç yetişir, fakat adamakıllı yetişir, seni bir an bile bırakmaz, her an seninle olur. Mevlana

Ahmakla konuşmak deliliktir. Mevlana

Bu cihan denizdir, ten balıktır, ruh da Hz. Yunus gibidir.

Dünyaya ait hikmetleri bilmek, zannı, şüpheyi arttırır, dine ait hikmetleri bilmek ise inşam feleğin üstüne çıkarır.

Gerçek fikir yeni bir çığır, yeni bir yol açan fikirdir. Gerçek yol da bir padişahın çıkıp geldiği yoldur.

Bir makam kapmak için körlerin yanında terbiyelice oturup, görenlerin yanında edebi terk ediyorsan şehvet ateşine odun oldun gittin demektir.

Sürüden bir koyun bir dereden atlarsa diğerleri de birer birer onu takip eder.

Çabuk ol ihtiyacını arttır ki Allah (c.c.) da sana ihsanını arttırsın.

Söz yuva gibidir, mana ise kuş gibidir, cisim ırmak gibidir, ruh ise akan su gibidir.

Eşek bile çamura saplanınca oradan kurtulmak için çabalar durur.

Ne bu âlemin sonu vardır, ne de bu âleme âşık olanların sonu.

Siz de yorumlarda Mevlana sözleri paylaşabilirsiniz.

Mevlana Celaleddin Rumi Sözleri

Facebook Yorumlar

ankara escort bayan escort ankara ankara escort keçiören escort buca escort kartal escort ataşehir escort istanbul escort bayan