Alsın Kemiğini Şeyh Sadi Şirazi Hikayeleri

Alsın Kemiğini Şeyh Sadi Şirazi Hikayeleri
DİNİ HİKAYELER 23 Mart 2016 346 defa okundu 0 yorum

Şeyh Sadi Şirazi Hikayeleri

Alsın Kemiğini

Mübarek hacının biri bana fil dişinden bir tarak verdi. Aradan bir müddet geçince duydum ki o efendi bana bilmediğim bir sebepten gücenmiş ve köpek demiş.

Benim hakkımda söylediği bu sözü duyunca; onun bana verdiği tarağı kendisine iade ettim ve:

“Kemiğini alsın ve bana bir daha köpek demesin,” diye haber gönderdim.

 

Kıble Hangi Tarafta?

Adamın biri sabahleyin erkenden sultanın huzuruna koştu. Padişahı görünce onun karşısında önce eğildi, sonra doğruldu, daha sonra da toprağa kapandı, yere yüz sürdü.

Bunu gören adamın oğlu:

“Baba sen hep kıble Hicaz tarafındadır, diye söyleyip duruyordun. O halde şimdi neden padişaha doğru secde edip namaz kılarsın,” dedi.

Bırakıp Gitmek İçin Bu Kadar da Yeter

Gönül erlerinden, ehli dil olan bir zat, küçük mütevazı bir ev yaptırdı. Onu tanıyanlardan biri bunu güzel görmeyerek ona: “Halin vaktin yerinde, paran pulun var, neden daha geniş, daha yüksek bir ev yapmıyorsun?” dedi.

O anlayışlı, gönlü ayna gibi parlak zat, şu cevabı verdi: “Yüksek köşk yaptırıp yorulmaktan ne çıkar, bırakıp gitmek için bu kadarı da yeter.”

 

Gerçek Suçlu

Padişahın biri yıllardır sakladığı mühim bir sırrı bir kölesine söyledi. Köleye de: “Sakın bunu kimseye söyleme,” diye sıkı sıkıya tembihledi.

Padişah o sırru uzun zamandır saklıyordu, fakat köleye söyledikten bir gün sonra her tarafa yayıldı.

Padişah kızdı, kölenin boynunun vurulmasını emretti. Bunu gören kölelerden biri padişahtan af dileyerek şöyle dedi:

“Padişahım, boş yere köleni öldürtme, çünkü kabahat senindir. O sır sendeyken küçük bir pınardı. Sen etrafını açtın su yayıldı, sel oldu. Artık önünü alamazsın.”

ŞEYH SADİ ŞİRAZİ KISSALARI

Facebook Yorumlar