DEV ANASI (KELOĞLAN MASALLARI)

DEV ANASI (KELOĞLAN MASALLARI)
MASALLAR 20 Kasım 2014 217 defa okundu 0 yorum

DEV ANASI

Bir varmış, bir yokmuş… Kimi zengin, kimi fakir, dünyada Allah’ın kulu çokmuş.
Anadolu’nun bir köyünde fakir Keloğlan ile anası yaşarmış.
Keloğlan bazen oduna gidermiş ormana, bazen çoban olurmuş köyün koyunlarına. Ekmeğini çıkarırmış böylece.
Günlerden bir gün Keloğlan, başka diyarlara gidip hem yeni yerler görmek hem de yeni işler yapmak istemiş.
“Herkesin bir nasibi vardır,
Allah’ın yarattığı toprakta,
Burada değilse başka yerdedir.
Arayıp bulayım onu uzakta.” deyip yola çıkmış Keloğlan.
Az gitmiş, uz gitmiş. Bir gün, iki gün, üç gün derken ırmakları aşmış, ormanları geçmiş. Sonunda bir vadide mermerden bir kule görmüş. “Kuş uçmaz kervan göçmez bir vadide bu ne yapısıdır?” deyip merakla kuleye yaklaşmış.
Keloğlan kulenin bahçesine girince ağacın yanındaki Dev anasını görmüş. “Amamın! Dediydiler de inanmamışdım. Dev anası gerçekmiş.” diye şaşırmış.
Keloğlandın köyündeki herkes, Devanasından korkarmış. Dev anası, köylülerin canlarına, mallarına zarar verir dururmuş. Köylüler, Padişah’a anlatmışlar dertlerini. Padişah da Dev anasını yakalasınlar diye adamlarını yollamış. Ama onlar bile yanaşamamış Dev anasının kulesine. Padişah, “Kim Dev anasının hakkından gelirse dilesin benden ne dilerse!” diye herkese duyurmuş. Keloğlan, bunu hatırlayınca/ “Gidip şu Dev anasıyla tanışayım. Eğer gerçekten kötü biriyse elbet hakkından gelirim. Ödülü de alırım.” demiş. Sonra bir ağacın arkasına gizlenip kel başını kaşıyarak düşünmeye başlamış. Çok geçmeden, Keloğlanın aklına parlak bir fikir gelmiş.
Yavaş yavaş Dev anasının kulesinin önündeki çeşmeye yaklaşmış. Lıkır lıkır su içmeye başlamış.
Dev anası Keloğlan’ı görüp yanına gelince “Günlerdir yoldayım, çok susamıştım. Çeşmenizden izinsiz su içtiğim için beni bağışlayın. Çok da yorulmuşum. Biraz dinlensem şuracıkta. Sizin şu kocaman evinizde benim gibi küçücük bir insan evladına da yer vardır herhalde.” demiş.
Dev anası, şöyle bir bakmış Keloğlan’a. “Şunu, misafir bahanesiyle evime kabul edeyim de uyuyunca gösteririm ona gününü!” diye düşünmüş. “Buyur bakalım Keloğlan.
Ama sadece bir gece kalabilirsin burada! Sabah olunca da gidersin yoluna.” demiş.
Keloğlan, “Tamam, Dev anam. Sen nasıl istersen öyle olsun. Ben bir gece kalır sonra da seni rahatsız etmeden, sabahtan düşerim yola.” demiş.
Dev anasının kötü niyetinden haberi yokmuş Keloğlan’ın. Yine de “Ne olur ne olmaz, dev kısmına güven mi olur?” diye düşünerek tedbirli davranmış.
O gece hiç uyumamaya karar vermiş. Gece olunca Dev anası, Keloğlan’a kulenin odalarından birini hazırlamış. Sonra da rahatlık dileyip kendi odasına geçmiş.
Ancak gece yarısı olunca Dev anası Keloğlanın kapısına gelip seslenmiş: “Uyudun mu Keloğlan?”
“Uyuyamadım.” diye cevaplamış onu Keloğlan. Dev anası, “Niye uy uyamadın?” diye sormuş.
Keloğlan, Dev anasını oyalamak için, “Anam bana her gece su böreği yedirirdi, öyle uyurdum.” demiş.
Dev anası, Keloğlan uyusun diye börek hazırlayıp getirmiş.
Keloğlan da böreği midesine indirmiş. Dev anası, “Artık uyuyabilirsin.” diyerek odasına çekilmiş.
Aradan bir saat geçince tekrar Keloğlanın kapısına gelerek seslenmiş, “Keloğlan uyudun mu?”, “Uyuyamadım” demiş Keloğlan. Dev anası, “Niçin uyuyamadın?” diye sormuş.
Keloğlan, “Anam bana su böreğinden sonra da muhallebi yedirirdi, öyle uyurdum.” demiş.
Dev anası bakmış ki olmayacak, muhallebi hazırlamış, getirmiş. Keloğlan muhallebiyi
de bir güzel midesine indirmiş. Dev anası, “Hadi, artık uyu.” deyip odasına çekilmiş. Aradan bir saat geçince yeniden Keloğlan’ın kapısına gelip seslenmiş:
Keloğlan uyudun mu?” Fakat Dev anası sorusuna cevap alamamış. Bir daha sormuş, yine ses yok. Dev anası, “Demek ki Keloğlan uyudu. Göstereyim ona! Etinden güzel bir tatlı, suyundan lezzetli bir çorba kaynatayım.” demiş.
Ağzının suyunu silerek Keloğlan’ın odasına girmiş. Girmiş ama ne görsün? Keloğlan yatağında yok! Meğer Keloğlan onun bütün söylediklerini duymuş. Kendi kendine “Demek, köylüler haklıymış! Dev anasının niyeti kötüymüş.” diyerek pencereden kaçmış.
Dev anası hemen dışarı fırlamış. Bakmış ki gün çoktan ağarmış. Keloğlan’ı elinden kaçırdığına çok vahlanmış. Dev adımlarıyla etrafı gezmiş.
Irmağın kenarına gelince durup, “Keloğlaaan!” diye seslenmiş. Keloğlandan cevap gelmesin mi! “Buradayım Dev anam!”
Dev anası çevirmiş başını, sesin geldiği yeri aramış. Bir de bakmış Keloğlan dev bir ağacın tepesinde. “Beni mi arıyordun Dev anam?” diye sormuş Keloğlan.
“Bir gece misafirim olabilirsin dediydin, gece bitti. Beni yemeyi planladığını duydum; ama madem beni yiyemedin, yolcu yolunda gerek.” demiş.
Dev anası, çok öfkelenmiş bu sözlere. Dev adımlarıyla eve dönmüş; baltayı kapıp ağacı kesmek için geri gelmiş. Fakat Keloğlanı ağaçta bulamamış. Etrafına bakınmış, bir de ne görsün! Keloğlan ırmağın karşısındaymış. Dev anası çok şaşırmış bu işe;
“Benim bile geçemediğim ırmağı, parmak kadar boyuyla nasıl geçti bu Keloğlan?” diye düşünmüş.
Keloğlan, o dev ağaca boşuna tırmanmamış. Ağacın dalları ırmağın öbür kıyısına kadar uzanıyormuş.
Keloğlan, dallardan sarkarak ırmağın karşı kıyısına geçmeyi böyle başarmış. Dev anası, “Hey Keloğlan, ırmağı nasıl geçtin?” diye sormuş.
Keloğlan, “Ağacın bir dalından öbürüne atladım. Derenin karşısına vardım.” diye cevap vermiş.
Yüzme bilmeyen Dev anası, “Benden kaçamazsın Keloğlan. Geliyorum yanına.” demiş. Koca gövdesiyle ağaca tırmanmaya başlamış. Bir daldan öbürüne zıplamış.
O zıpladıkça ağaçtan çatır çatur sesler duyuluyormuş. Sonunda Dev anasının atladığı dallardan biri kırılı vermiş. Dev anası ağaç dalıyla birlikte sulara gömülmüş.
Böylece Keloğlan, herkesin korkulu rüyası olan Dev anasının hakkından gelmiş. Sonra doğruca Padişah’ın sarayına gitmiş ve olanları anlatmış.
Keloğlan ne dilediyse Padişah karşılamış. Köylüler de Dev anasından kurtulduklarını öğrenince çok sevinmişler.
Gökten üç elma düşmüş. Biri Keloğlanın kel başına, biri Dev anasının başına, diğeri de bu masalı okuyanın başına.

 

dev anası masalı

dev anası masalı

Facebook Yorumlar